18 Haziran 2009 Perşembe

tatil öncesi son gelişmeler







Nerden başlasam neler anlatsam bilemiyorum...O kadar uzun zaman oldu ki benim için yazmayalı...Önc güzel bir haberle başlayalım.Nihayet dedemiz ananemiz ve şevval ablamız bursadan geldiler.Mutluluğumuza diyecek yok:))Bu arada bizimde tatilimz başladı:)Annemlerin gelmesini fırsat bilerek emmeyi bıraktırdık bizim afacana:)Ama bizim için çok zor bir süreçti.Hala tam olarak unutmuş değil.



Biraz bu konudan bahsedelim,Kendimce bu işin kolay olacağını düşünerek annemlerin gelmesini beklemeden çalışmalara başlamıştım ki;yarıda bırakmak zorunda kaldım.Çünkü sandığım kadar kolay olmadı.Ağlamasına dayanamadım:(Aradan bir kaç gün geçipte annemler gelince artık kesin kararımızı vererek yeniden başladık.İlk iki gün bizim için tam bir kabustu,güzel kızım o kadar ağladı ki zor dayandık.Neyse daha sonraki günler biz rahatlamaya o da alışmaya başladı.Uyku saatleri arttı,iştahımız açıldı...Tam bir çubuk kraker canavarı olup çıktık:)gece gündüz farketmez ağzı hiç boş durmadı:)



Evet bu zor sürecide hayırlısyla atlattıktan sonra,İstanbul'un tadını çıkartmaya devam ettik:)Çamlıca,eyüp boğaz derken günler su gibi akıp geçti.Bu arada hergün sahile inmeyide ihmal etmedik:)Salıncaklar en sevgili oyuncağımız oldu.Şimdi bursaya gitmeyi bekliyoruz.İnş pazar günü yola çıkacağız.15 gün kadarda orda kalıp tatile başka mekanlarda devam edeceğiz:)



Gelelim alışkanlıklarımıza.Tam bir meyve canavarı oldu kızm.Özellikle kiraz,kayısı ve karpuz.Ayrılmaz üçlümüz:)Peynir hala sevmiyoruz.Sütü nazlanarak içiyoruz.Yumurtayla aramız güzel sayılır.En azından birşekilde yiyor.unutmadan tipik bir dondurma hastasıyız resimdende anlaşılıyor sanıtım:)



En sevdiğimiz oyuncak bebeklerimiz.Sürekli battaniyeye sarıp gezdiriyor.Dışarı çıkarken bebeğini almadan çıkmıyor.Eve girdiğimizde hemen ayakkabılarını çıkartıyor.Banyo hala en büyük zevkimiz.Arabada yalnız oturmayı çok seviyor(onu tutmal oldukça zor oluyor)



Geceleri elinde çubuk krakerle ve ayakta sallanarak uyuyor.Yalnız bunun için herkesin yatması gerek yoksa uyku mümkün değil:)



Bilgisayara karşı büyük bir ilgisi var.Poko ve callio çizgi filmlerini izlemeyi,resimlerine bakmayı çok seviyor.Hatta kendi kucağına alıp bizim kullandiğımız gibi kullanmak istiyor(işimiz oldukça zor)



Biraz daldan dala atlamış gibi oldum ama,ne yapayım uzun bir süre nete giremeyebilirm.Bursa da yapacak çok işimiz gezecek çok yerimiz var inş bizim için güzel bir tatil olur:)

1 Haziran 2009 Pazartesi

uyku düzeni yine değişti...


Zehra doğduğundan bugüne kadar,en çok değişen şey sanırım uyku düzenimiz.İlk zamanlar gece 2-3 te yatan kızım,sonraları bu saati 12 lere çekti.Biraz daha zaman geçince 11 lere kadar düştük.Bir ay öncesine kadar saat 10 da yatıp sabah 9 gibi kalkıyorduk.Şu sıralar yine değişti.Şimdi gece uyutamıyoruz.Babasıyla sırayla odaya girip çıkıyoruz.Bir süre ben deniyorum,sonra o.Ama genelde tercih babadan yana oluyor.Sabahta yine geç kalkıyoruz...Sanırım düzene girmeyecek tek şey uykumuz olacak:))Bu arada alışkanlığı bırakmak için son bir haftadayız.Bakalım biz nasıl atlatacağız hayırlısı artık...

Bu arada çok şükür derslerim bitti.İnş çarşamba son kez gideceğim.Kızımla sakin sakin vakit geçirmeyi çok özlemişim.Ondan uzun süreli ayrı kalmasamda yinede hayataımı oldukça etkilemiş bunu farkettim...Neyse inş uzun bir tatil bizi bekliyor.Tuvalet eğitiminide hallettik mi tamam.Gerçi bence daha zamanı var ama bakalım bu işi tamamen zehraya bırakıyorum..Zorlamadan alıştırmayı deneyeceğim,başarabilirsek ne ala,yoksa zamanı gelince inş o da söyleyecek zaten...

25 Mayıs 2009 Pazartesi

20.aya girerken:)


Yeni bir aya daha giriyoruz,büyüyoruz güzelleşiyoruz:)Yaramazlıklarımız devam ediyor,ama bazende çok akıllı oluyoruz.Yemek konusunda hala sıkıntışıyız,kahvaltılarımız tam bir keşmekeş.Ya karışık ya da tek tek...o günkü sabır gücüme ve zehranın durumuna göre karar veriyoruz...Sevmediği yiyecekleri ağzından çıkartıyor.Olsun,yeterki sağlıklı olsun diyerek yola devam ediyoruz...Peynirden sıkıldık şu sıralar,değişik türler denesemde istemedi.Benim gibi peynir canavarı bir annesi olduğu halde:)Bugün kendi yemek istedi.Peynir tabağını önüne koydum kaşığı ile az az alıp ağzına götürdü.Bunada şükür en azından ağzından çıkarmadı:)

Konuşmalarımız yavaş yavaş artıyor,yeni kelimeler cümleler halini almaya başladı.Her duyduğu kelimeyi tekrar etmeye çalışıyor,pek başarısız olduğu da söylenemez hani:)Yaklaşık iki hafta sonra sütten kesme çalışmaları başlayacak inş.Derslerin bitmesini bekliyorum.bu arada da değişik tecrübeleri araştırıp bize en uygun olana karar vermeye çalışıyorum,bakalım hayırlısı inş kolay atlatırız...Tuvalet eğitimine başaladık ama çok başarılı olduğumuz söylenemez,tuvaleti geldiğinde belli ediyor ama oaraya gittiğimizde yapmak istemiyor.Bizde bu durumu anneanneye havale etmeyi düşünüyoruz:)Hele bir Bırsaya gidelim de alıştırırız inş:)Açıkçası çok ta zorlayıp,korkutmak istemiyorum.Vakti geldiğinde inş o da söyleyecektir elbet.

20 Mayıs 2009 Çarşamba

hastaydık,iyileştik geldik:)


Yorulduk,üzüldük birazda endişelendik ama nihayet elh iyileştik...Şimdi gelelim hastalık maceramıza.Perşembe sabahı hafif ateşle uyandık,hemen endişelenmek istemedim.ama diğer taraftandan neden olabileceği hakkında kafamda senaryolar kurup durdum.Arkadaşın çocuğundan mı geçti acaba,dün babaannenin bahçesinde oynadı havada serindi orda mı üşüttü,yoksa soğuk birşey mi içti,vs...bir taraftan bunları düşünüp diğer taraftanda kendimi rahatlatmaya çalışıyorum"canım dişten de olabilir diye"zaten bu dişte günah keçisi oldu.:)neyse kahvaltıyı hazırladım dünden de kararlıyım Zehra'ya artık tek tek yaptıracağım kahvaltısını(evet bu da ayrı bir problem bizim için).Güzel bir sofra hazırladım zehrayada ayrı tabak,çatal...ama bizimkisi daha ilk hamlede hevesimi kursağımda bıraktı.Yemeği reddetti,Biraz uğraştım sonra tekrar karıştırıp vermeyi denedim ama onuda istemedi.Zorla birkaç kaşık yedirebildim ancak...

Ateşimiz hala hafif seyrediyor.Dersi arayıp iptal ettim,nazlanmaya başlayacağız belli...O gün yemeklerini değişik formüller türeterek yedirmeyi başardım,ilacınıda verdim.Akşam olup yattığımızda ateş 39 a çıktı,hemen hastaneye...Tahmin ettiğim gibi boğaz enfeksiyonu...Zehranın ilk defa bademcikleri şişiyor.Doktor hemen antibiyotiğe başlamamamızı,eğer ateşi düşmesse o zaman verebileceğimizi söyledi.Tabi biz bu arada saati 2 yaptık.Neyse nöbetçi eczane bulup ilaçları aldık eve geldik...Eşim bana bakıyor ben ona,ateşi yüksek ilacı verelim mi vermeyelim mi.sonunda vermeye karar verdik...ilaç iki üç günde etkisini gösterdi.Tabi bu sırada ateşimiz sürekli inip çıktı...Hatta düşürebilmek için iki ateş düşürücü birden kullandık...Yani bu hafta tam bir ilaç deposu yaptık kızımızı:(üzüldüm ama başka yapacak birşey yok.ateş bu şakaya gelmez.)sonunda ateşimiz düştü...

Yalnız öksürük kaldı.İltihap sökülünce burundan akmaya başladı,o da boğazda gıcık yapıyor,Yazık yavrum sürekli uyanıp duruyor...Neyse bunada şükür.İnş o da geçer ve biz yine o sağlıklı günlerimize döneriz...

12 Mayıs 2009 Salı

akıllı miniğim...


Bu aralar nedense kendimi çok yorgun hissediyoum,bahardan mıdır nedir?bilemeyeceğim ama yerimden kalkasım yok.Zaten haftanın 5 günü dışardayım kalan iki günüde miniğimle evde geçirmeyi istiyorum.Bu günlerde mümkünse bana kimse dokunmasın,Şöyle kızımla güzel bir kahvaltı yapıp(gerçi buda pek mümkün olmuyor,küçük hanımın peşinden koştuğum için) ki en sevdiğim öğün kahvaltıdır.Şöyle rahat rahat kurulup çayımı yudumlamak...tabi bu da bursa'ya kaldı.Gitmeyi bekleyeceğim mecburen.Neyse ne diyorduk evet kızımla güzel bir kahvaltının ardından biraz ev işi,çamaşır,oyun ve öğle uykusu...Bazen bende bi yarım saat şekerleme yapıyorum iyi geliyor...Sonrasında güzel bir kahve ve akşam...rtesi gün yoğun bir tempo..gerçi çok ta yoğun değil aslında,babaannede biraz olsun rahatlıyoruz.Kuzenlerle oyuna daldığı için dinlenebiliyorum.Ama mutfakta onun ilgisini çekecek birşey varsa o zaman oyunda yeterli olmuyor.şekilde görüldüğü gibi.Hemen hamurun başına oturdu,babaanneden ilk dersleri aldı.Bakalım büyüyncede bu kadar meraklı olacak mı afacan kızım....

2 Mayıs 2009 Cumartesi

uzun zaman oldu...


Bloğa yazmayalı epey zaman oldu.Bir haftadaır şehir dışındaydım.Teyzemizi evlendirdik...Döndüğümde de bir yığın iş beni bekliyordu,malum sınav dönemi...kendimi büyük bi temponun içinde buluverdim...Tabi evin işleride almış yürümüş:)daha yeni kendime gelebildim...

Bizim minik melek te artık abla olma yolunda hızla ilerliyor.Bir buçuk yaşımızı da bitirdik çok şükür.Dün aşımız vardı.Gelişimimizde elh çok iyi.12,500 kilo,88 cm iz:))Zorla yemek yiyen biri için gayet güzel.Konuşma serüvenimizde devam ediyor.Çoğu kelimeyi net söyleyemesede derdini yavaş yavaş anlatmaya başladı akıllı kızım.Yaramazlık yaptığında hemen beni çağırıyor telaşlı telaşlı..Bazende çağırmayıp devam ediyor yaramazlığına:)geçen gün banyoya girmiş hiç sesi çıkmıyor,yanına gittim ne göreyim çamaşır deterjanının kutusunu açmış,içinde deterjanı kupayla almış çamaşır makinesinin deterjen gözüne koyuyor:)gülmemek için kendimi zor tuttum.Şimdi güldüğümü anlasa güzel birşey yaptığını zannedip devam edecek:)neyse kazasız belasız atlattık.Ama hangi arada gördü de taklit etti hala anlamış değilim...Yaramaz kızım benim.

Bu arada artık günlük menümüzüde değiştirdik.Sabah kahvaltımızı yapıyoruz,iki saat sonra meyveli ya da sade yoğurdumuz,öğle uykusuna yatmadan önce çorbamız,uykudan sonra sebze ya da et yemeğimiz,iki saat sonra meyveli sütümüz ya da sadece meyvemiz ve son olarak ta yatmadan önce muhallebimiz...Sabah aç karınla bir tatlı kaşığı pekmezide unutmayalım tabi:)Diş sıkıntımız yine başladı gerçi bitmemişti ama...Sanırım arka azılar geliyor.Sürekli elimiz ağzımızda,Gece sık sık uyanıyoruz.Aslında diş çıkarmaya başladığından beri aralıksız uyuduğunu hatırlamıyorum zehranın.Öğle uykusunda da aynı mutlaka arada uyanıp tekrar uyutmamızı bekliyor.Alıştım artık,inş tüm dişleri çıkınca normale döneriz...

9 Nisan 2009 Perşembe

büyüyoruz,büyüyoruz...


Hergün,her saat,her dakika o kadar çok şey öğreniyoruz ki bazen takip edemiyorum...Kaset gibi sürekli kayıttayız...Heşeyi okadar çabuk kapıyor ki yetişemiyorum hızına...

Gün geçtikçe kelime hazinemizde gelişiyor,bazen bu kelimeyi nerden öğrendi diyorum.Oldukça şaşırtıyor...Artık her nesnenin ismini söylemeye çalışıyor.Son bir haftadır çok fazla kelime öğrendi minik kızım...Hande(kuzeni),teppi(tespih),çanta,lamba,çiçek,amca,cam,mandal...aklımda kalanlar bunlar...Tabi artık tek kelime halinde pek kullanmıyoruz cümle şeklinde söylüyoruz.Ama o kadar tatlı oluyor ki;insanın bütün yorgunluğunu ,stresini alıyor.Canım kızım benim büyüdüğünü görmek çok güzel....