9 Temmuz 2017 Pazar

Sevde'nin deney denemesi:)

video
 Güne deney yaparak başladık. Bu Sevde'nin deneyiydi.Tüm malzemeleri özenle temin etti.Herşey hazırdı artık.Tam deneye başlayacakken ablamız müdahele etti.O da dahil olmak istiyordu.Haklıydı kendine göre.Ama bu Sevde'nin deneyiydi.Ve o kendisine müdahele edilmesini istemiyordu.O da haklıydı:)
 Ne deneyi yaptık peki biz? Yoğunluğun maddeler üzerindeki etkisini inceledik. Önce bir bardak suyun içersine yumurtayı bıraktık.Yumurtanın dibe çöktüğünü gözlemledik.
  İkinci aşamada suya tuz ilave ederek içerisine yumurta bıraktık.Ve bu defa yumurtanın yüzdüğünü gördük.
  Sonuç; Yoğunluk arttıkça suyun kaldırma kuvveti de artıyor.
  Mesela tuzlu suda yüzmek,tatlı suya göre daha kolaydır.Yani denizde daha rahat yüzmeyi öğrenebilirsiniz:)  Hatta denizleride kendi içerisinde sınıflandırırsak,Akdeniz ve Ege Denizinde yüzmek,Marmara ve Karadeniz'e göre çok daha kolay diyebiliriz:)
  O zaman herkese iyi tatiller:)

5 Temmuz 2017 Çarşamba

Huzur.


     Mutlu olduğum,keyif aldığım anları özenle saklıyorum.Öyle planlanmış zamanlar değil bunlar.Anlık gelişen,kıymeti bilinesi zamanlar.Tıpkı dün yaşanan gibi. Yağmur,bisiklet,müzik,deniz,yeşil...
video
  

  Tabi kızların mutluluğu herşeye değer:)

2 Temmuz 2017 Pazar

...

  Karadenize gitmek istediğim sevgili dostlarıma malum olmuş olacak ki; Polonezköy'e davet ettiler.Yeşili bol ,havası temiz.Eh birazda karadeniz kıyısı sayılır...Güzel bir gün geçirdik.Çocuklar gönüllerince oynadılar.Toza,çamura bulandılar:)
   Yıllar önce bir yazı okumuştum.Gözün en uyumlu olduğu rengin yeşil olduğundan bahsediyordu.Renklerin frekansları vardır.Biz bu frekanslara göre onları algılarız.Yeşil rengin frekansı gözü yormuyor,dinlendiriyormuş...Ne diyelim tecrübeyle sabit oldu:)






Geçmişe götüren ezgiler...









  Müzik,hayatımın önemli unsurlarında biri olmuştur.Terapi gibi gelir bana.Özellikle yöresel müzikler,türküler,halk dansları.

   Öğrenim hayatında profesyonel olarak uğraştığım,yarışmalara katıldığım folkloründe yeri azımsanamaz. Hala bile dinlediğm ezgiler beni o yıllara götürür.Bazen o anılarda kalmak isterim.Sırf bu sebeple aynı şarkıyı saatlerce dinlemişliğim vardır. Bu da onlardan biri.Sabahtan beri dinliyorum.Bıkmadan .Ve şu an karadenizde olmayı diliyorum:) Dilemekten öte gitmek istiyorum.:)

  Kim bilir belki tekrar bağlamayı elime almanın vakti gelmiştir...

30 Haziran 2017 Cuma

Sıcak havada evde ne yapılır?(yumurta kırılır,ütü yapılır:))

    Havalar sıcak malum.Hani öyle akşam serinliği olsun da dışarı çıkalım türünden bir durum da söz konusu olmuyor. Bu durumda evde can sıkıntısını önleyecek aktiviteler bulmak gerekiyor.Oyun bir dereceye kadar oyalıyor bizim kızları.Sonrası hayal gücü.
   Çoğunlukla ev işlerine dahil ediyorum onları.Hem birlikte zaman geçiriyoruz hem de onlar oldukça eğleniyor.Benim işler biraz uzuyor ama vakit sonsuz nasıl olsa.
video
    Sabah mutfakta vakit geçirdik birlikte.Sevde ilk yumurta kırma denemesini gerçekleştirdi.O'nun için çok kıymetlı bir anı. Artık daha önemli hissediyor kendini:)

   En sevdiğim aktivite.Tüm annelere ısrarla tavsiye ediyorum:) Özellikle ütüsüz vakti geçmeyen benim nevimden annelere:)İnanılmaz keyif alıyor.Az daha büyüsün bu aktiviteyi tamamen kendisine bırakacağım:)

29 Haziran 2017 Perşembe

Evlere emanet çocuklar.

    Tatilde en çok evlere emanet ediyoruz çocukları.Geniş oyun alanlarına sahip değil yaşadığımız yerler. Evin içerisinde enerjilerini atmalarını bekliyoruz.Temiz hava olmadan,oksjen almadan,koşmadan,yorulmadan.
Evler dikiyoruz hiç durmadan.Bulduğumuz her boş alanı değerlendirmeye çalışıyoruz.Kazanacağımız para kaybettiğimiz nesilden daha kıymetli çünkü.Varsın bahçesi olmasın.Varsın çocuk sesleri yankılanmasın sokaklarda.İçimize kapanalım,kulaklarımızı tıkayalım...Evin içerisinde "güvenle!",yanıbaşımızda otursun çocuklarımız.Bizim istediğimiz gibi yetişsin.Paylaşmayı öğrenmesin.Pahalı oyuncaklarıyla tek başına oynasın...
   Bursa'ya her gittiğimde bu düşüncelerle geri dönüyorum.


Kum,çakıl,evden aldıkları plastik bardak,karton parçası...Bir de sınırsız zaman.Mutlu olmaları için yeterliydi.
Velhasıl değişmek lazım..

 
 

28 Haziran 2017 Çarşamba

Yeni başlangıçlar...

  Tekrar yazabileceğimi düşünmemiştim...Öyle ki bir bloğum olduğunu dahi unutmuştum.Ama iyiki hatırlayıp geri dönmüşüm.Yazmak iyi geliyor..Geriye dönüp baktığımda unuttuklarımı hatırlatıyor bana.
 En son yazımın üstünden sanırım 3 yıl geçmiş.Bursa-Gaziantep-İstanbul üçgeni arasında şekillenen üç yıl.Öğretmenliğe başlama kararıyla değişen,yenilenen hayatım.
 Önce hayalle başladı herşey."Ben öğretmen olmak istiyorum!" dedim kendime.Sonra bunu daha yüksek sesle çevremdekilere söylemeye başladım.Herşey adım adım ilerlemeliydi.İlk aşama ALES. Kısa bir hazırlık çalışması,akabinde Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi ...Mezun olduğum okula tekrar başlamak benim için çok keyifliydi.Çok güzel dostluklar edindiğim 7 aylık serüven başlamıştı benim için.Tabi kızlarla birlikte.En zor kısmı Zehra'nın okul değiştirecek olmasıydı.Dış mihraplara kulağımı tıkadım ve hedefe kilitlendim."Ben öğretmen olacağım"
  Zehra bir dönem Bursa'da devam etti okuluna.Henüz ikinci sınıftaydı.Yeni öğretmen,yeni arkadaşlar.Sandiğim kadar zor olmadı.Hatta hiç zor olmadı.Zorluğu biz mi oluşturuyorduk.Olumsuz düşünceler mi şekillendiriyordu aslında zorluk denen düşünceyi...Biz olumlu bakmayı tercih ettik.Ve güzel anılar biriktirdik.Ailemle ,arkadaşlarımla birlikteydim.Bunu kaç kez daha yaşayabilirdim ki;Bu yüzden tadını çıkarmaya çalıştım.Bu süre içerisinde bir yandan da KPSS çalışıyordum.Yolum uzun,sancılı,sıkıntılıydı.Ama çevreme göre.Sürekli "atanman çok zor","Çok çalışman gerek","10 yıl ara vermişsin nasıl olacak?" Türünden bir sürü olumsuz söz duyuyordum.Yine kulaklarımı kapattım.Hedefe yöneldim.Benim gibi düşünen ,insanları aldım çevreme.Onlarla hayaller kurdum.Ve çalışmayı asla bırakmadım.
 Formasyon eğitimini bitirip İstanbul'a döndüğümde sınava  6 ay kalmıştı.Ve ben sadece video izleyerek hazırlanıyordum.Kursa gitmedim.Sevde küçüktü ve Zehra okula gidiyordu.Evde onlarla birlikte çalıştım.İnanmayan insanlara inat umudumu kaybetmeden devam ettim...Sınav üç aşamaydı.GK-GY,Eğitim ve Alan sınavı.İlk iki aşama gayet başarılı geçti.Sonuç tahminimden de güzeldi.Ve artık daha umutluydum. Sınav sonuçları açıkladığında  sadece hangi ile gidebileceğimi düşünüyordum.
  Atama sonucu Gaziantep çıktığında çok kötü hissettim.Nasıl gidecektim,9 ay ne yapacaktım...Bu sefer tüm olumsuzlukları ben çağırıyordum.Neyseki kısa sürdü ve biz artık Gaziantep'e anılar biriktirmeye gidiyorduk...Bazen zor ,bazen kolay ama çokça şükürle geçen bir 9 ay oldu bizim için.Hala dönüp baktığımızda tebessümle hatırladığımız güzel zamanlar...
  Artık İstanbuldayız.Zehra ilkokulu bitirdi.Sevde ilkokula başlıyor.Zaman ona hakim olamayacağımz kadar hızlı geçiyor.Ve ben her anını keyifle geçirmek istiyorum.Sadece "an" da asılı kalarak.