13 Şubat 2012 Pazartesi

ek gıdaya geçiş...

Sabah ablayla babyı yolcu ettikten sonra sevdeyle düştük hastane yollarına.Ben herzamanki gibi tahlil verecektim sevdenin de genel kontrolü vardı.hastane sistemlerinde sorun varmış biraz bekledik ama allah işimizi rast getirdi fazla beklemeden kontrollerimizi yaptırdık.
Hava öyle güzeldi ki biraz dolaşalım istedim ama sevde hanımın karnı acıkınca aceleyle eve yönlendik.Ama tabi yine git gel bebek arabasıyla epey hava almış olduk::)
Sevdenin gelişimi güzel çok şükür.Ek gıdaya başladık.Zehradan tecrübeli olduğum için pek zorlanmadım şimdilik.Sabah kahvaltı yapıyoruz,ara öğün elma püresi,öğle yemeği sebze çorbası ve ikindide de yoğurt.Yoğurdu günlük mayalamaya çalışıyorum.Hem bize hem ona.Tabi bizimkisi günlük değil:)
Zehrayla sevde farklı gelişiyor.Zehra yutma kabiliyetini çok geç kazandı.Hep ağzında biriktirir sonra kusardı.Eğer pütürlü verdiysem boğazına takılır allah korusun boğualacak gibi olurdu.
Sevdede blendır kullanmayı düşünmüyorum ve yiyecekleri de oldukça pütürlü vermeyi düşünüyorum.Nasip diyelim yine.



Ablasının objektifinden minik kızım:))
Artık beşiğimiz küçük geliyor sokuyor kafasını oraya buraya:))Çok tatlı görünüyor ama...Rabbim korusun sizi meleklerim...

8 Şubat 2012 Çarşamba

zehra ve sevde...

''Anneeeee sevde saçımı çekiyor''

''Anneeeee sevde yara olan parmağımı acıttıııı''

''Aneeeee sevde bana vurduuuu''

Son zamanlarda bizim evde sıkça duyulan diyaloglar bunlar.Zehra sürekli kardeşini şikayet ediyor.Sevde büyüdükçe insanlara karşı tepkiler verdikçe yani türkçesi tatlılaştıkça zehra bir o kadar hırçınlaşıyor.
Bana sürekli ''anne sevdeye kız ama çok kız'' diyor,sonra da kenara çekilip dinliyor kızıp kızmadığımı.
Sevde yavaş yavaş ek gıdaya geçmeye başladı.Bugün elma hazırlıyorum ona zehrada yanıma geldi anne banada ver diye.Bende üzülmesin diye sana çok güzel bir tabak hazırlayacağım dedim.İçeri gitti.Tabağı hazırladım çok beğendi ama bir taraftan da sevdenin elmasının tadına bakıyor:)




Asıl bomba sonra geldi.Yedikten sonra anne elma hazırlayacağım bıçağı kullanabilir miyim? dedi.Tamam dedim.Gitti elmaları doğradı geldi.Bana söylediği cümle ''anne bana bir daha böyle tabak hazırlama sonra bende senden özeniyorum yapmak istiyorum???''şaşırdım kaldım.Yani hazırlasan bir dert hazırlamasan ayrı dert:))bu çocuklar alem.

6 Şubat 2012 Pazartesi

Kuzuluk günleri

Bursa dönüşü adapazarı kuzuluğa gittik.Yoğun kar yağışı eşliğinde keyifli vakit geçirdik.Dört bir yanı yeşilliklerle kaplı şirin bir yer.Çok sevdim...En iyisi fotolarla devam edeyim...

Kar o kadar çok yağdı ki;biz arabayı temizliyorduk ardından yine bu hale dönüyordu...
Bir yandan kar yağarken bir yandan da güneş yüzünü gösteriyordu...
En keyif alanlardan biri de zehraydı.Bol bol kar topu oynadı.Kendini kara gömdü...


Göl geldiğimizde normaldi ama bir süre sonra buz tuttu.Yüzen ördekler yürümeye başladı.

Ağaçlar sanki bembeyaz örtüyle kaplanmış gibiydi hiç içeri girmek istemedik.Gözümüz gönlümüz açıldı.
Dağları kar yağışı sebebiyle herzaman göremiyorduk.Ama hava açınca bu eşsiz manzarayla karşılaşıyorduk...


Otelin pencerisinden görünüm...

Gölün buz tutmadan önceki hali...





Velhasıl enerji depoladık bol bol.Şimdi tekrar dinleneceğimiz günleri bekliyoruz:))

4 Şubat 2012 Cumartesi

bursa zamanları...

Gezdik,gördük ve bol bol dinlendik...Şimdi istanbula adapte olmaya çalışıyoruz.

Bursa'ya gittiğimiz gün hava oldukça rüzgarlı denizde dalgalıydı.Bir ara seferler iptal olacak diye çok korktum...Biz bindik ama sonra tüm seferleri iptal etmişler.Gelince öğrendik.


Sabah çok erken çıktığımız için kahvaltı yapmamıştık,zehra iki tane tost yedi yol boyunca:)Sevde hanım ise uyumakla meşguldü...


Bursa'ya gider gitmez attık kendimizi dışarıya güneşi gördüğümüz hergün dışardaydık.Bol bol yürüyüş yaptı(k)m.Çocukları hava soğukken çıkarmadım.Ama ben zamanı iyi değerlendirdim...
Bu gezilere avm leride dahil ettik tabiki...İlk gittiğimizde garfield vardı.Zehra çok sevdi...
Vazgeçilmezimiz tren sefası:)
Yeğenim Berra ve Sevde.Aralarında sadece 20 gün var:))Büyüyünce iyi arkadaş olacaklar inş...
Bursa da bir ilki de gerçekleştirdik.Zehra sinemaya gitti...Alvin ve sincaplarına...Animasyon bir filmdi.Bence güzeldi.Ama zehra sonunda volkan patlayacak diye çok korktu.Ağlamaya başladı.Ağlarkende bir yandan ''ama anne ben onları çok sevdim onlara birşey olacak diye çok korktum '' diyordu:)Sonuç olarak keyifli birgündü bizim için.Zehra tekrarını istiyor.Sevdeye bakacak birini bulursam neden olmasın:))
Bir kar keyfini daha yaşadım Bursa'da.Betonlaşan şehirlere inat hala yeşillikler var bizim orda.Kar yağınca eşsiz güzelliğe bürünüyor...Bizde bu güzelliğe karşı çaylarımızı yudumladık annem ve babamla.


yürüdüm,yürüdüm,yürüdüm...yağmuru,karı,güneşi yaşadım doya doya...
Bursa dan ayrıldıktan sonra sakarya kuzuluğa gittik.Orda da çok güzel zaman geçirdik.İnş onun fotolarıda başka zaman.

19 Ocak 2012 Perşembe

ilk karnemiz...

Dünkü postta veda etmiştim ama karnesini görünce dayanamayıp yazayım dedim:)İlk karnemizi aldık bugün.Normal karne gibideğil tabiki ama yinede çok güzeldi.
İlgi alanları kısmında yazılan ''büyüyünce gelin olmak istiyormuş'' yazısına ailece çok güldük.Gerçi biz yabancı değiliz bu duruma.Zehranın en büyük hayali gelin olmak:))Tabi neden istiyor? kıyafeti için:)) Yanına da doktoru eklemiş ama ikinci tercih:))Ne desem bilemedim bu duruma...Allah hayırlı bir ömür nasip etsin inş süslü kızıma...




Canım babam ve kızım...Allah ayırmasın inş...

18 Ocak 2012 Çarşamba

''vakti geldi ayrılığın,ne yapsak boş...''



Üniversite yıllarına gittim yine.Çok dinlerdim nurettin rençberi.Hemde ismini dahi bilmeden...
Ne zaman yüreğime ayrılık düşse aklıma gelir bu sözler.Şimdi yine vakti geldi ayrılığın...Oysa zamanı durdurmak isterdim.Hep annemler yanımda olsun hiç ayrılmayalım.Dünyada cennet olsun...Fıtratımızda var çünkü.İlla ebediyet...
Sayılı günler gelip geçti bile.Cuma günü yola çıkıyoruz inş.Memleketime gidiyorum.Neden bu ayrılık şarkıları?Çünkü dönüşün hüznü çöktü şimdiden yüreğime...
özlüyorum velhasıl,yaşanılan zamanları anıları her şeyi...Yengecim yengeç:))geçmişten kopamayan yengeç...
Bir süre yokuz buralarda.Sevgiyle kalın inş...

14 Ocak 2012 Cumartesi

hastayım hasta,ama şükür ki yalnız değilim...

evin en küçüğü olma sebebiyle nazlı büyüdüm ben.Annem babam başımda pervane olurlardı.İlköğretimi evimizin karşısında,liseyi birkaç sokak ileride ve üniversiteyide aynı şehirde okudum.Ne zaman bir sıkıntım olsa ya da mutluluğumu paylaşmak istesem hep yanımda buldum onları.Okul bitipde bana istanbul yolları görününce sudan çıkmış balığa döndüm.Artık yanımda değillerdi.Sadece sesleri ve dualarıyla yetiniyordum...Benim için gerçekten çok zor günlerdi


Zaman geçti eşimle evlendim,çocuklarım oldu,artık alıştım yalnızlığa,zorluğa...Hasta olma lüksüm olmadı hiç her anne gibi.Sıcak çorba mı?kalkıp yapmam gerekiyordu,ıhlamur mu? kaynatmam...Canımın tatlılığı da çoktan geçmişti.
Neden anlatıyorum bunları çünkü iki aydır devam eden rahatsızlığıma kulaklarımı tıkamam geçmesine çare olmadı...Dün eklemlerimde başlayan ağrılara daha fazla kayıtsız kalamadım.Hastaneye gitmek iki çocuklu bir hatun olarak lüks olduğu için annemleri bulunca attım kendimi.Dün ailece doktora gittik.Tabi yine ben muayene olmadım.Çünkü aynı anda sevdeyede randevu almıştım.Onun kontrolu geçmesin diye hemen tiroit tahlilimi yazdırıp çıktım.Baktım daha sıra var hemen gidip kanımıda verdim.Sonra sıra sevdeye geldi.5 ayımız bitiyor haftaya hem genel kontrol hemde devam eden öksürüğünü gösterdik.İlaç verdi.Gelişimi güzel çok şükür ek gıda için bir ay daha bekliyorum sevindim doğrusu çünkü şehir dışında başlamak istemiyordum...
Hastaneden çıkınca pazara uğradık hızlı hızlı alışverişimizi yapıp aceleyle eve çıktık.Babam cumaya yetişecekti...Tabi benim ağrılar devam ediyor hala.Akşam zehranın kontrolü vardı.Annemlere bende gideyim dedim.Dahiliye doktoru varmış gece.Sağolsunlar onlar sevdeye bakarken biz de düştük hastane yollarına.Çocuk doktoru çok kalabalıktı dahiliye ise boş...Hemen girdim.Anlattım sıkıntılarımı.Tansiyon yüksek,Kan tahlilinde enfeksiyon çıkınca anlaşıldı ağrıların sebebi.Yoğun antibiyotik tedavisine başladık.Bir seferde iki doz birden alıyorum.Dr şaşırdı bende kendime şaşırdım.Hala şaşırıyorum çünkü sabahtan beri ayaktayım.Dinlenmem lazım.Ama nafile,fazla alıştım sanırım bu duruma.
Nerden girdim konuya nerelerden çıktım...Diyeceğim şu ki,nerdee eski sevilay nerdee şimdiki.İnsan herşeye alışıyormuş ne naz kalıyor geriye ne niyaz:))ne diyelim sağlık olsun yine...