doğum günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğum günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ekim 2012 Salı

kızımın doğum günü ve bizden kısa kısa

 Biliyorum ihmal ettim yine blogu ama iş güç derken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum.Yazmak için niyetlendiğim saatlerin sonu bir türlü gelmiyor.Ve ben her seferinde erteliyorum yarın yarın yarın diye.
 Bulutlu bir güne merhaba dedik bu sabah.Güneşli geçen uzun zamanlara inat kapladı etrafı karanlık.Severim ben böyle havaları.Ruhum dinlenir...

Özlediğim yağmura kavuştum nihayet.Uzun uzun seyrettim her bir damlayı.Toprağın kokusunu çektim içime doyasıya.
Bir iki derken üçüncü kitabımı aldım elime.Çevirdim sayfalarını...Uzun zamandır kitap okuyamamanın hasretiyle...
Gün ilerledi işler yapıldı.Ve küçük yavruyla okul yoluna düşüldü.Zira özel bir gündü bugün.Büyük yavrunun doğumgünü kutlanacaktı okula.Heyecanla katettik yolumuzu.Bekleyen heyecanlı biz heyecanlı.İyikidoğdun Zehra sesleriyle başlayan kutlama hediyelerin verilmesiyle son buldu.Ve ben birşey anlamadım.Hatta makinenin kamerasını bile ayarlayamadım telaştan...Birkaç fotoyla bitirdik zamanı.
Aslında doğumgünümüz yarın ama tatil olduğu için bugün kutladık.İyiki doğdun meleğim.İyiki benim yavrumsun...Verene sonsuz şükürler...
son olarak güzel kızımın süt dişleri dökülmeye başladı.İlk dişimiz kaybettik ama nerde olduğunu bilmiyoruz:)))Erken mi bilmiyorum ama hayırlısı artık...

24 Ekim 2011 Pazartesi

buruk doğumgünü

Sözün bittiği yerdeyim aslında.Bu kadar büyük acılar yaşanırken kendi küçük dünyamdan bahsetmek acı veriyor bana daha doğrusu utandırıyor.Ama dünyada bu demek değil mi zaten.Her an geçici olduğunu hatırlatıyor bize.Ders çıkaralım daha iyi hazırlanalım diye.Kayıplarımız büyük önce şehitlerimiz hemen ardından deprem.Allah sabır versin geride kalanlara.Depremzede kardeşlerimizin yardımcısı olsun.Bize de malın mülkün canın sadece O'na ait olduğunu unutturmasın inş.

Bu cümlelerin ardından gelelim kendi dünyamıza.Zehramın doğum günü bugün.5 yaşına girdi meleğim.Annelik heyecanını onunla tattım.Daha dün gibi.Yağmurlu bir gündü yürüyerek gitmiştim doğuma:)Sezeryan olacağı için belliydi günü.Tersti bizim afacan o kadar beklememize rağmen dönmemişti bir türlü.Gözümü açtığımda kucağıma verdiler.İlk hatırladığım bir çift kocaman göz.Bana bakıyordu.Ve ardından ben sana bakamadım mı anneciğim dediğimi hatırlıyorum.Çünkü 2 kilo 750 gr doğmuştu bebeğim.Ama çok sağlıklıydı.Hemen ammeye başladı.Hastanede sütüm gelmemişti zor susturmuştuk.Çok acıkmış.En sonunda biraz mama verdiler de öyle sustu:)Eve gelince herşey normale döndü.Gayet güzel kilo aldı ve Allaha şükür sağlıklı bir bebek oldu.4 yaşımızı bitirdik.Bu sene okulda kutladık doğumgünümüzü.Sabah çok heyecenlıydı.Bir hafta önceden karar verdiği kıyafetini giydi.Arkadaşlarına hediye etmek için aldığımız kitaplarını aldı ve yola koyuldu.Bende temizliğe giriştim hemen.Malum bizim pazartesileri temizlik günümüz.Tabi sevde hanım pek izin vermedi.Öğleye kadar yetiştiririm diyordum ama sadece süpürge ve yer silme işini yapabildim.Kalanını sonraya bırakıp hazırlandım aceleyle sevdeyide emzirip giydirdim.Eşim bizi alıp okula götürdü.Zehraya görünmemek için öğretmeniyle anlaştık.Ben farkettirmeden oyun odasına girdim.O sırada öğretmeniyle uzun uzun konuştuk.Zehranın meşhur ağlamalarından bahsettik.Ağlamayı silah olarak kullanıyor.Zamanla geçer inş.Zehra beni farkedince sınıfa gitmek istemedi.Hazırlıklar tamamlanana kadar yanımda kaldı.Sonra hepberaber kutladık meleğimin doğum gününü











1 Kasım 2010 Pazartesi

Dün uğurladık anneanne ve dedemizi,zehrayı ikna etmek biraz zor oldu ama kabullendi o da.Beraber bindirdik feribota.Son anda bende gideceğim diye tuttursa da,park ve deniz lafını duyunca çabuk vazgeçti.Eve gelip uyuduktan sonra sordu.Niye gittiler diye.Neyse ki bayram yakın inş bizde gideceğiz.Uzun kalmayacağız ama olsun onları görmek bile bana yetiyor.Havalar düzeldi burda.Güneş yüzünü gösteriyor hergün.Bizde fırsatları değerlendirip çıkıyoruz anne kız.Yoksa Zehra'yı evde tutmak mümkün değil.Bugün erken kalktı,kahvaltısını yaptırıp,evi düzenledikten sonra Üsküdar'a gittik.Kitap sözümüz vardı ona.Kitapçıya gidene kadar yoruldu küçük hanım.Başladı söylenmeye beni kucağına al diye.Birde yolda berberin önünden geçiyoruz,losyon sürmüşler sanırım Zehra bu kokuyu duyunca ''anne babam gibi kokuyor ''dedi:))Ne kadar dikkatliler.Kokuları dahi ayırt ediyorlar...Neyse kitapçıya vardığımızda hemen üst kata çıkıp çocuk kitaplarının olduğu bölüme geçtik.Zehra kaptırdı kendini eline bir sürü kitap alıp geliyor anne bunu alalım,ben bunu beğendim diye...Hangi bölümden seçmesi gerektiğini söylüyorum ama dinleyen kim.O başka diyarlarda:))Epey bir zaman geçirdikten sonra zor zahmet ikna edebildim.Kitaplarını bir güzel düzeltti,öyle indirdi kasaya.Sıraya girdi kasadaki kişiye uzattı.Poşete koyduk yol boyu kendisi taşıdı.Bende zehraylar beraber hepsini taşıdım:))Çünkü yürümedi,ağladı eve gitmek istiyorum dedi.Toka alalım mı sana dedim bir feryat kopardı ''hayııırr benim tokalarım var evde diye''şaşırdım,Masrafsız kızım:))Yokuşları çıka çıka ulaştık evimize.Hemen kitaplarını çıkardı poşetten çantasına koydu anne ben okula gidiyorum dedi:))Sonra beraber boya yaptık.Yani aslında o yaptı.Bana pek vermiyor.Ama birlikte yapmak istiyor.Oyunun merkezinde o var ben sadece figüranım.İstediğinde beni dahil ediyor...Resimlerden birinde tavuk vardı ,yanında da tekerlemesi.Ben tekerlemeyi söylemeye başladım ''Tıkı tıkı tavuklar,Yumu yumu yumurtalar,yumurtada fayda var,pek de nefis tadı var''Dinledi dinledi hemen itiraz geldi,''hayır anne yumurtada civciv var,fayda yok:))Soyut düşünemediği için bu gibi daha birçok şeye itiraz ediyor.Mesela çizgi filmlerde hayvanlar konuşuyor ya ,başlıyor söylenmeye'' anne kediler hiç konuşur mu?konuşmaz ki ama onlar konuşuyor...''bilmiş kızım.Şu an uyuyor çok zor uyudu.Gözünden uyku akıyor ama direniyor.Uykuyla pek arası yok.Sesten çabuk etkileniyor.Neyse ki şimdi oturduğumuz ev diğerine göre daha sessiz.İyice dinlenir inş.
Annemler gitmeden doğum gününü de kutladık kızımın.Aile arasında küçük birşey oldu ama olsun maksat çocuklar mutlu olsun:))Bu fotolarda o günden...



kuzenleriyle beraber çok güzel vakit geçirdiler.Ama sürekli kızlar yavaş kızlar yavaş demek zorunda kaldık.Malum apartman dairesi.Babaanneden alışkınlar orda istedikleri gibi hoplayıp zıplıyorlar.Ev dubleks olunca kimse de susun demiyor:)enerjilerini rahat rahat boşaltıyorlar...

1 Kasım 2009 Pazar

atlantis çıkatması:))

Hem geç kalan doğum gününü kutlamak,hem de babasının yeğenlerine verdiği sözü yerine getirmek için cuma günü cevahire gittik...Başta zehra herşeyden korktu.Karanlıktı,köpekbalığı şeklinde bir tren sürekli dönüp duruyordu ee haliyle içindekilerde çığlık çığlığa:))sürekli anne korktum ben bundan diye diye bir türlü apapte olamadı.Haksızda sayılmazdı aslında.Ben çok hoşlanmıyorum o tarz yerlerden ama havalar malum,başka çare bırakmıyor bize...




bu oyun bahçesinde çok eğlendi zehra,bi ara kuzenleriyle yukarıya çıktı inemeyince bastı çığlığı:)zor çıkardık...sonra alıştı.Birazda uykusu vardı sanırım ondan kaynaklanıyordu huzursuzluğu...



en zevk aldığı oyunlardan birisi,ekrana sürekli dokunup durdu...Malum bilgisiyarlara karşı özel ilgisi var:)

uykudan önceki son hallerimiz,Babasını indirip benim binmemei istedi.Niyeti sonradan anlaşıldı hanımın,uykusu gelmiş...Direksiyonda uyuya kaldı,hatta uykusu bölünmesin diye iki tur attık:)


babası uyanana kadar kucağımda taşıdı:)o kadar gürültü vardı ki;iyi bile uyudu meleğim...






o kadar çok yorulduk ki,çıkışta arabayı nereye parkettiğimizi hatırlayamadık:)biz arabayı ararken minik hanım da alışveriş arabasında dinlendi:))