sevdenin gelişimi. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevdenin gelişimi. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2012 Çarşamba

günlük haller sevdenin 13 ay gelişimi

Ha yazdım ha yazacağım derken geçiyor zaman.Pazartesi ile başalayıp pazarda alıyoruz soluğu.Günler kovalıyor birbirini yetişemiyorum  zamanın hızına.Sabah 7:30 8:00 arası uyanıyoruz.Sevde de bizimle gözünü açıyor.Havalar güzel gittiği için ablayı birlikte bırakıyoruz okula.Sonra park molası tabi.Kargalarla birlikteyiz her daim:))Eve girmiyor parka gitmeden.Sonra eve dön kahvaltı yap akşam için yemek hazırla ortalık topla.Biraz dinlen ve ablanın çıkış saati geldi:))Yine sürpriz yapıp gidiyoruz almaya:))Dönüşte yine park:))
Rutinimiz aşağı yukarı böyle...





Zamanın arasında küçük kızımın 13 ayının bittiğini farkettim:) Neler değişti hayatımızda,daha doğrusu minik kuzunun hayatında:)
Dişlerimiz 7 tane oldu.Üstte 4 altta 3 şimdilik.Diş huzursuzluğumuz var her daim.İştah sürekli değişiyor.Sabah kahvaltıyı hala karışık yapıyor.Pek iştahli olmadığı için tek tek yemeyi kabul etmiyor.Ama patates kızartması hayır diyemediklerinden.Ve ekmek.Ama mümkünse sade.Sütü pek sevmedi.Bir kaç yudum alıp bırakıyor.Meyveyle arası süper ötesi.Havuç,elma,armutisalatalık,üzüm,şeftali sürekli elinde.Meyve püresi yapmıyorum çok uzun zamandır.Elinde yemeği seviyor meyveleri.Hem posasıyla birlikte yediği için daha besleyici olduğunu düşünüyorum.İkin di öğününde  çoğunlukla yoğurt yiyor.Biraz zorlayarak tabi.O ayran içmeyi tercih ediyor:)Arada içine muz ve bal ilave edip öyle yediriyorum.
Köfte,tavuk yerken zorlanıyor.Çogunlukla ağzında tutuyor.Ama balık özellikle hamsi favorisi.Çok seviyor.
Yürüme son hız devam.Emekleme yok artık. Yerden eşye alıp taşıyor onu.Kutuların üstüne çıkıyor.Kapak açıp kapatıyor.Fermuar çekiyor.
Konuşma çalışmalarıda başladı yavaş yavaş.Abla en çok kullandığı kelime.Baba gel ver sözcüklerinide farklı seslerle çıkatıyor:))
Yolda kedi ve karga peşinde koşuyoruz her daim.
Abladan beklerken kıskançlık emareleri görülmeye başladı bizim ufaklıkta.Ablayı yanıma yaklaştırmıyor:)Yanıma geleceğini anladığı an basıyor çığlığı.Sessiz sakin çocuk gitti içinde başka bir tür çıktı:))
İstediği olmadığında sürekli ağlıyor ama öyle ağlama değil gözünden boncuk boncuk yaş akıyor.Yürek dayanmaz:)Yabancılardan hiç hoşlanmıyor.Yanına yaklaştığında hemen eller kollar çalışıyor.Kovuyor başından:))
Büyüyor meleğim.Her daim takip edemesemde o gürültülü bir şekilde büyüyor.Bize  varlığını hatırlatarak.Ve ben  tekrar tekrar şükrediyorum rabbime bana böyle güzel çocuklar verdiği için...


21 Temmuz 2012 Cumartesi

son günlerin ''İLKLERİ''

 Zaman hızla akıp geçiyor.Ben yetişemiyorum.Anlık kareler yaşıyoruz hemen kaydetmek istiyorum insanlık için küçük ama bizim için büyük adımları:))Ama başaramıyorum.Çünkü kızlar bir türlü rahat durmuyorlar ki görüntü alayım))
 Bir fireyle beraber ilk üçlü sinema keyfini yaptık nihayet.Eşimin ''hepberaber buz devrine gidelim.''le  başlayan cümlesiyle birlikte,''ama Sevde''yle devam eden benim cümlem.Sonrasında halaya bırakma fikri,e o zaman ramazan gelmeden gidelim sözüyle son noktayı koyduk:))Perşembe akşamı üçlü olarak sinemaya gittik.Gün içinde bir telaş vardı bizim evde.Hergün rutin uykusunu uyuyan hanım o gün erken kalkıp bizi ters köşe etti.E tabi planlar yine değişti.Çünkü bir kere daha uyumalıydı yoksa biz gelene kadar ortalğı birbrine katabilirdi:)Tam biletler alınacakken hemen müdahele edilip daha geç bir saate karar verildi...Ama bu seferde iknci uykuya direndi bizim hanım.Sanki onu bırakacağımızı anlamışçasına:))Bu sefer kazanan ben oldum.Uzun çabadan sonra uyuytmyı başardım:))Başarım başarmasına da şimdide kaldırmam gerekiyordu zira filme 45 dk kalmıştı:)Bu durumuda kapıyı açarak başardım.Kendileri o sese dayanaaz ve hemen gözünü açar:)Daha bitmedi tabi hemen üstbaş hazırla,bolca yedek koy,birde yanında bir kavanoz yoğurt ekle vve tamamdır.Gitmeye hzırız.Hızlı bir şekilde halaya bırakılıp,yola devam ettik.Mısırımız,içeceğimiz hazır.Koltuklara kurulduk.Bir yandan Zehranın sorularını yanıtlayıp,diğer yandan filmi izlemeye çalışmak ne kadar mümkün olduysa o kadar izleyebildim filmi:))Zehra arada hadi eve gidelim diye tuttursa da ,zira aklı kardeşindeydi daha doğrusu halasıyla Ayşe ablasında:))Yine de keyif aldık.
 Evet gelelim diğer adımlara...Sevdenin diş çıkartmayla başlayan hızlı gelişimi dün üç adım atmasyıyla nhayet buldu:)şaşkınlık içinde aaaa diye diye yürüdü bizim ufaklık.Video çekebildim mi hayr.Çünkü birkaç denemden sonra vazgeçti.Kısa mesafelerde birkaç adımla kendini geliştiriyor:)Daha bitmedi tabi ki,bu sabahta koltuğa çıktı.Yine şaşkınlıkla baktım sadece ona...Daha devamı var hemen akabinde ''aba del'' sözüyle ilk cümlesini de kurdu:))Şimdi merakla izliyoruz bizim ufaklığı:))

11 Mayıs 2012 Cuma

anneler günü hediyesi ve sevde...

   Bir haftadır mütemadiyen anneler  günü kutlanıyor bizim evde:)pazartesi pogram var sır gibi saklıyor.Bugün hediyeyle geldi eve.Yuardaki kartı ve aşağıdaki anahtarlığı hazırlamış bana...eee ne diyelim çocuklar büyüdükçe annelikte daha bir keyifli oluyor sanırım:)

   Kızımın güzel yüzü kıpkrmızı oldu.Her tarafını benekler sardı.Dünü güzel atlattık çok şükür,ateş olmadı.Bugün iştahsızlığı var.Ama ateş yok yine.Şimdi beneklerin kuruyup dökülmesini bekleyeceğiz.Gözü ve burnu en çok kaşınan yeri sanırım.Sürekli eliyle kaşımaya çalışıyor.Ya da sadece eli oraya yetişebiliyor...konuşamıyor ki anlayayım derdinden...
  Su çiçeği çıkartıyor  ama yaramazlıktanda geri durmuyor:)emeklemeye başladık.Yani teoride evet emekliyoruz.Ama canımız istemiyor.Dedimiz biran önce ayaklanmak.Emeklerken ayaklarını kaldırmaya çalışıyor,deve yürüyüşü misali:))Dizlerinin üstünd kalkıp koltuk üstünde ne varsa indiriyor aşağı...Çekmeceleri açıp içindekileri boşaltıyor.Boyu küçük ama yaptıkları büyük bizim ufaklığın:))

10 Mayıs 2012 Perşembe

Ayağımızın tozuyla ''SU ÇİÇEĞİ'' olduk...

  Uzun zaman oldu yazmayalı.Bursa da sanal ortamdan uzak keyifli vakit geçirdim kızlarımla.Döner dönmez de yoğun bir tempoya girdim.Biriken çamaşırlar,toz yumağına dönen ev...Tam bazı değişiklikler yapmayı düşünürken ev sahibinden gelen haberle taşınma durumunun ortaya çıkması...Neye uğradığımı şaşırdım.Acelemiz yok ama taşınma fikri bana çok yorucu geliyor.Tüm bu karmaşa içinde sabah Sevde nin yüzünde farkettiğim,sonrasında başında ve vücudunda da devamını gördüğüm kızarıkların ve akabinde doktora gidip sebebinin ''SU ÇİÇEĞİ '' olmasını öğrenmem...Şok üstüne şok:)Ben Bursa'da mı kalsaydım acaba İstanbul beni pek güzel karşılamadı:))
  Su çiçeği demişken hemen bhsadeyim biraz.İki gün önce huysuzlukla başladı sıkıntılarımız.Akabinde dudağının üstünde sivilce sandığım kızaıklık...ve devamı.İlk çıkmaya başladığnda içinde su olduğu görülmüyor.Yani ben anlamadım.Dr bakınca su oluşmaya başlamış dedi.Erken çıkardığımız için sıkıntılı olabilirmiş.Su çiçeği geçirmeyen herkesten uzak duracağız bir süre.Eğer kızarıklar artarsa getirmemi söyledi.Ve önemli bir durum daha akciğeride etkileyebiliyormuş ve bunun sonucu solunum güçlüğü(Allah korusun diyorum).Kaşınmayı önlemk için jel ve alerji şurubu verdi.Şimdi uyuyor minik.İnş kolaylıkla atlatırız.
  

14 Nisan 2012 Cumartesi

ufak kazave kızlar

Dün aldığım eteği giyme hevesiyle erkenden gözünü açtı zehra,nazlaya nazlaya biraz daha yatırdım yanımda ama uyku yok tabiki.En sonunda hepimiz uyandık.Sevdenin kapısını kapatmıştım ki, uyanmasın diye ama çok geçmeden içerden başladı sesler gelmeye...
Ortalık toparlanaıp kahvaltı yapıldı.Sevde şekerleme yapsın diye yatağına yatırıldı bizde anne kız uzun zamandır yapmadığım etimek tatlısını yapmak üzere mutfağa geçtik...Tatlının muhallebisini yaptıktan sonra çamaşıları astım.O sırada Sevde uyandı.Hep birlikte dışarı çıkmak üzere hazırlandık.Tabi mutfak camından yağmuru görünce durdum.Zehra çoktan aşağı inmişti.Yağmur yağıyor kızım gitmeyelim dedim ama ısrar edince bend kararımız değiştirdim.Köşeyi döner dönmez hızlandı yağmur bizde mecburen geri döndük.Tabi benim çamaşırlar da yağmurdan nasibini aldı.Hemen toplayıp içeri aldım.Bu arada yağmur dindi.Namaz kılıp ikinci bir girişimde daha bulundum.Bu sırada sevde yatağın üstündeydi.Bende dışarı bir daha bakmak için salona geçtim,tekrar odaya yöneldiğimde küt diye bir ses geldi.Eyvah düştü dedim ve doğruydu.Sevde yataktan düşmüştü.Kucağıma aldım ağlyor tabi bu sefer zehrada başladı.İçeri geçtim şişlik olup olmadığına baktım şükür ki yokmuş.Hemen emzirdim.Sakinleşti.Sonra farkettim ki alnı kızarmış.Bu gibi durumlarda sürmek için kremimiz var onu sürdüm.Bir yandan da endişeliyim acaba birşey olur mu diye.Ama keyfi yerindeydi.Biraz zaman geçince uyudu.Şimdi iyi.Ama ben sürekli tetikteyim gözlemleyip duuyorum.Zehra hiç düşmemişti.Daha mı dikkatliydim acaba...



Yaramazlık peşinde koşuyoruz sürekli.Koltuk altından topluyorum onu...



Bu da güzl kızım ve eteği:)))
Sanatsal faaliyetlerimiz süratle devam ediyor...Bu da köy bahçesiymiş:))
Postu yazarken zehrada yanımda ve sürekli ne yazmam gerektiğini söylüyor.Sevdenin fotosunun altına yaramaz kız yazacakmışım,onun resminin altına akıllı,güzel kız yazacakmışım:)))Ben de yazdım...Keyijli haftasonları diliyorum.Yağmur hala devam ediyor bizim alışveriş işi kaldı:))

28 Mart 2012 Çarşamba

7 ay biterken sevde...

Göz açıp kapayıncaya kadar geçti gitti 7 ay...Büyüyor kuzucuğum...Hemen kısa kısa bahsedelim.

En büyük sıkıntımız yemek yememesiydi

Artık iyice acıkmadan doyurmuyorum.Çünkü acıkma süresi oldukça uzun.Eğer yemeyi reddediyorsa fazla zorlamıyorum.Dışarı çıktıysak gittiğimiz yerde onun yiyebileceği ne varsa onu veriyorum.

Kahvaltıyı hergün yapıyor.Yumurta sarısı,tuzu alınmış beyaz peynir,pekmez,tereyağ ve üç adet cici bebeyle hazırlıyorum ıhlamurun içerisine...Ekmek içiyle denedim ama sevmedi...

Yoğurt favorisi.Ama ev yoğurdunu seviyor.Taze yoğurt olmadığı birgün babymix i denedim ama hiç sevmedi.Bende vermedim bir daha.Evde mayalıyorum...

Meyveyi çok iştahla yemiyor,şimdilik elma veriyorum.Armutu pek sevmedi.Muzla arası iyi sayılır.Ama o da kabız yapıyor...

Sebzeyi bayıla bayıla yemiyor tabiki.Biraz oyunla biraz da zor kullanarak yediriyorum.Mevsim sebzelerine patates ve pirinç ilave ediyorum bir de kıyma ve tavuğu küçük küçük ayırıp buzluğa attım pişerken sebze çorbasının içine atıyorum...

Yayla çorbasına başladım.Onun dışında bizim için yaptığım sebzeleride bazen blendırla çekip veriyorum.Kabağı denedim yedi...Ama çok zorlamıyorum yani birkaç kaşık yese bile yeter benim için.Dedim ya çok acıkan bir çocuk değil...
Ekmek yemeyi çok seviyor.Tam buğday ekmeği alıyorum eline veriyorum bir dilim kemirip duruyor.Ya da biz yemek yerken suyuna batırıp veriyorum seviyor...

Su vazgeçilmezi.Bayılıyor içmeye.

Eğer gün boyu fazla yemek yemediyse gece maması veriyorum.Emmeye devam bu arada...

Fiziksel değişimlere gelecek olursak;

Uzun süre desteksiz oturabiliyor.Yuvarlanarak evin dört bir yanında dolanıyor.Çoğunlukla geri geri gidiyor.Ayakları sürekli hareket halinde...

Dışarı çıkmaya bayılıyor.Dış kapıyı açınca sevinçten çığlık atıyor.Eve geri döndüğümüz de de ağlıyor:))

Babasını ve ablasını kapıda karşılamayı çok seviyor.Özelliklede ablayla vakit geçirmek en büyük keyfi:))

Genelolarak erkeklerden pek hoşlanmıyor.Yanlarında ağlıyor.Ama bayanların yanında gıkı çıkmıyor:))Yüksek sesle yanında konuştuğunuzda ya da bağırdınızda ağlamaya başlıyor:))

Fazlasıyla güler yüzlü.Gördüğü herkese gülmsüyor.Sizden ilgi bekliyor.Zaten kayıtsız kalamıyorsunuz yüzünüze bakıp gülmeye başlıyor:))

Tespih,kumanda,poşet ve balona dayanamıyor...Ses çıkaran tüm oyuncaklar favorisi...

Beşiğe artık sığmadığı için dünden beri park yatakta yatmaya başladı.Ablasıyla aynı odayı paylaşıyor:))

Aklıma ilk gelenler bunlardı.İkinciler mi hızlı büyüyor yoksa ilgimizin tamamı onlarda olmadığı için biz mi farketmiyoruz anlayamadım.
Son olarak diyorum ki ''rahat anne=rahat bebek''

29 Şubat 2012 Çarşamba

ezber bozduran sevde...

Tuzu alınmış beyaz peynir,yumurta sarısı,pekmez,tereyağ,ıhlamurdan oluşan kahvatı.

Cam rendeyle rendelenmiş elma püresi.

Sebze püresi

Evde mayalanmış taze yoğurt.

Ne güzel yiyecekler değil mi ? nasıl da sağlıklı görünüyorlar.Tüm bunları yiyen bir de bebek bulundu mu deymeyin annenin keyfine...

Ek gıdaya geçişte tüm bildiklerimi unuttum,ezberimi bozdum herşeyi rafa kaldırdım...Çünkü hiç birşey yemeyen bir ufaklık var bizim evde.Herşeyi denedim hala da denemeye devam ediyorum ama yok nuh diyor peygamber demiyor.Kaşık uzaktan göründü mü ağız birden mıhlanıyor.Açabilene aşk olsun.Yumuşak mama kaşıklarından almıştım rahat yesin diye,şimdi dolabı bekliyor.O kaşıkla ağız açtırılır mı hiç...

Yemek yiyeceğini anlayınca önce diliyle bir yokluyor ne yiyorum diye baktı beğenmedi hemen eliyle kaşığa vurmaya başlıyor,eğer bunda başarılı olamazsa kafa dönebildiği kadar arkaya dönüyor,yine mi olmadı işte o zaman basıyor çığlığı:))Allahım ben böyle birşey görmedim.Hadi sebze yemiyorsun bari meyve ye yoğurt ye...Bir süre sebzeyi özel pişirdim baktım olacak gibi değil evde yaptıklarımızdan vermeye çalıştım onları yedi mi hayırr...Kahvaltıyı karışık yemiyor belki tek tek yer dedim, ona da hayır...Yani zehra da bunları hiç yaşamamıştım.Yavrum ne yapsam yerdi:)yani en azından yedirmeyi başarırdım.Sevdenin burnunu sıkıyorum kaşığı ağzına sokmak için:)o da arkasından ağzında tutup tutup çıkartıyor geriye.
Yani bizde durumlar hiç parlak değil.Yemeği daha çok önlüğe yediriyoruz.Aslında sadece önlükte yeterli gelmiyor önümüze ne bulursak koyuyuyoruz.Peçeteler yığılıyor ,Islak mendiller de diğer yanda...Bekliyoruz bakalım elbet bir gün o da yer:)))
şekil a da görüldüğü üzere ağzında yutulmayı bekleyen sebze var.İçinde tuzu yağı hepsi mevcut.Yani tadı da kötü değil ama cık...






bulduğumuz herşeyi önüne koyuyoruz.Bebekler,ıslak mendil poşetleri,suluklar ne olursa.Ama sonuç negatif...

Yemek süresi o kadar uzuyor ki,yiyeceği buz gibi oluyor.Bende peteğin üstünde tutuyorum bari ılık kalsın diye:))


Bizde porsiyonlar gün geçtikçe azalıyor.En azından tabak küçük olunca kendimi kandırıyorum ''bak ne kadar da çok yemiş:)))''

Anlayacağınız sevdeyle daha çookkk işimiz var anlaşılan:))

22 Şubat 2012 Çarşamba

6 ay biterken...

6 ayımızı devirmiş bulunuyoruz.Anneyi fazla üzmeden,yormadan geçti bu süreç.Gece uzun uzun uyudu meleğim.Rahat rahat dışarda dolaştırdı anneyi.Hatta anneannede,dede de bile kalarak gezme işini iyice keyfe dönüştürdü.
Tabi yukarıda saydıklarım altı ay için geçerli olan güzelliklerdi.Şimdi ise farklı bir sevde var evde:)Uyku yok,yemek yok,sakin sakin durmak yok:)ama pozitiflik hala devam ediyor.Günah keçisi ''diş çıkartıyor'' cümlesi uzun bir aradan sonra tekrar evimizde.Sağlık olsun diyorum gerisi kolay.Sağlık demişken burnu akıyor miniğin.Buda iyice huzursuz etti onu.Sürekli aspire ediyoruz burnunu.
Ek gıdaya da geçmiş bulunuyoruz artık.Kahvaltıyı bazen yiyor ama çoğu zaman ağız kapanıyor:)Meyveyle arası iyi gibi,sebzeden hiç hoşlanmıyor ama ısrarla devam ediyoruz.Yoğurt rahatsız ediyor çok erken saatlerde vermeye çalışıyorum.Yani sözün kısası çok başarılı değiliz bu ek gıda konusunda:)ama suyu bardakla içiyoruz güzel olan kısmı bu:)
Artık yatakta tek başına bırakmak yok,sırtüstü yatarken birden yüzükoyun bulabiliyoruz onu.Yerde ayaklarını vura vura öne doğru geliyor.Eller ayaklar sürekli hareket halinde.Yüz yolma,saç çekme hepsi mevcut:)





Bu minik ayakları güneşte tutuyoruz bol bol D vitamini alsın diye:)

13 Şubat 2012 Pazartesi

ek gıdaya geçiş...

Sabah ablayla babyı yolcu ettikten sonra sevdeyle düştük hastane yollarına.Ben herzamanki gibi tahlil verecektim sevdenin de genel kontrolü vardı.hastane sistemlerinde sorun varmış biraz bekledik ama allah işimizi rast getirdi fazla beklemeden kontrollerimizi yaptırdık.
Hava öyle güzeldi ki biraz dolaşalım istedim ama sevde hanımın karnı acıkınca aceleyle eve yönlendik.Ama tabi yine git gel bebek arabasıyla epey hava almış olduk::)
Sevdenin gelişimi güzel çok şükür.Ek gıdaya başladık.Zehradan tecrübeli olduğum için pek zorlanmadım şimdilik.Sabah kahvaltı yapıyoruz,ara öğün elma püresi,öğle yemeği sebze çorbası ve ikindide de yoğurt.Yoğurdu günlük mayalamaya çalışıyorum.Hem bize hem ona.Tabi bizimkisi günlük değil:)
Zehrayla sevde farklı gelişiyor.Zehra yutma kabiliyetini çok geç kazandı.Hep ağzında biriktirir sonra kusardı.Eğer pütürlü verdiysem boğazına takılır allah korusun boğualacak gibi olurdu.
Sevdede blendır kullanmayı düşünmüyorum ve yiyecekleri de oldukça pütürlü vermeyi düşünüyorum.Nasip diyelim yine.



Ablasının objektifinden minik kızım:))
Artık beşiğimiz küçük geliyor sokuyor kafasını oraya buraya:))Çok tatlı görünüyor ama...Rabbim korusun sizi meleklerim...

27 Aralık 2011 Salı

sevdenin emzikle savaşı. ve aşı...

Sevdemizin aşısı vardı bugün.4 ay su gibi akıp geçti ben hiçbirşey anlamadım.Hemşire diğer ay yavaş yavaş ek gıdaya başlarız deyince uyandım birden.Eski anne olsaydı şimdiden tüm internet sayfalarını dolaşmış hangi ay ne yapılacak hepsini öğrenmişti:)ama şimdi durum farklı.Daha rahat hatta fazla rahat:)bir anne modeli var.ama seviyorum ben bu halimi.Tabi kendimi fazla bırakmama koşuluyla.Zehra da ben mi çok pimpirikliydim yoksa zehra mı çok hassastı bir türlü kavrayamadım.Gerçi çocukların fıtratları çok değişik oluyor.Yani doğumdan itibaren farkettiriyorlar kendilerini.Sevde allaha çok şükür rahat bir bebek.Zehra da rahattı ama uyku sıkıntısı vardı.Sese çok duyarlıydı,eğer dış koşullarla uyandırılmışsa yanına yaklaşılmazdı vs...Hala uyku sıkıntısını yaşarız.Gece hiç kalkmasam en az iki kere ayaktayım.Gerçi kardeşinin etkisi büyük.İnş zamanla düzelecek yavrum...
Neyse sevdeye geri dönelim.Aşıya gittik kızımla.Karma ve pnömokok yapıldı.Karma canını fazla yakıyor ama yine iyi idare ettik:)kilomuz ve boyumuzda gayet güzel.
kilo;7.600 gr
boy: 64 cm

işimiz bitince tekrar taksiye binip eve geldik.Yarım saat sonra da zehra geldi babasıyla.Eşim tekrar çıktı biz de kızlarımla kaldık.Sevdeyi yatırıp yemek yapmaya girdim mutfağa.Sabahtan çoğunu halletmiştim zaten pek birşey kalmamıştı.



Ailece sebzenin her türlüsünü severek yeriz.Bu da favori yemeğimizdir.Fırında beşamel soslu karnabahar.Çok lezzetli oluyor.Evlendiğimde kayınvalidemden öğrenmiştim...
Havalar soğudu malum.Ortalıkta hastalık kol geziyor.Okula giden iki birey olduğu için evde bize bulaşması da çok zor olmuyor.Ama allaha şükür hafif atlatıyoruz.Hergün zehraya taze meyve suyu sıkmaya çalışıyorum.Portakal,havuç ve elma karışımı.Sabahları da aç karınla bir kaşık pekmez içirip gönderiyorum okula.
Son olarak sevde hanımın emzikle savaşı var.Bunu tam yarım saat yaptı.Ama çok uzun olduğu için sonunu ekleyebildim sadece.Hastalıklardan uzak sağlıklı günler diliyorum hepinize...


27 Ekim 2011 Perşembe

aşı olduk




Bugün aşımız vardı.Üç tane birden olduk.Veremikarma ve pnömokok.Çok ağladı kuzum.Sonra derin uykuya daldı.Hazır gitmişken bizde eşimle tahlil yaptırdık.Benim rutin tiroit ve kan değerlerime eşiminde genel değerlerine bakıldı.Bu arada tansiyon sıkıntım vardı onu da söyledim.Büyük ihtimalle uykusuzluk ve yorgunlukla ilgili olduğunu söyledi her ihtimele karşı EKG çektirdik.Birşey çıkmadı çok şükür.Ama arada yokluyor yine.Allah sağlık versin herkese.Gerçekten günler çok yoğun geçiyor.Evde de fazla durmuyorum.Sonbaharın tadını çıkartıyorum kızımla.Büyük kızımı okula gönderip küçük bıdığımla atıyorum kendimi.Üsküdarın altını üstüne getiriyoruz:)Hem temiz hava alıyoruz hem de yürümüş oluyoruz.Eve kapanmak bana göre değil.Kendimi iki çocuklu hatunsun otur evde psikolojisinde sokmak istemiyorum.Yağış olmadığı sürece problem yok.Herzaman çıkabilirim:)

Sevde den bahsediyordum konu çok dağıldı.Kuzucuğum güzel kilo almış çok şükür.Hiç bir sıkıntımız yok.Gayet sağlıklıyız elhamdülillah.
Kilomuz; 6.100
boyumuz; 58 cm

Allah acılarını göstermesin evlatlarımızın sağlıklı ve hayırlı ömür nasip etsin.

1 Ekim 2011 Cumartesi

son günlerde...sevde büyüyor...

Yazmayalı uzun zaman oldu.Ama günler o kadar yoğun geçiyor ki;akşam olduğunda resmen pilim bitmiş oluyor.
Sabah mesaisi 7 den sonra başlıyor.Zehra nın okula hazırlanması,sevdenin ihtiyaçlarının karşılanması evin işleri derken öğlen oluyor.Sevde güzellik yapıp azıcık uyursa bende dinleniyorum sonra ablanın gelişini bekliyoruz.Tekrar koşturmaca.8 den sonra uyku hazırlıkları başlıyor.Zehranın gönlünü yapmak uzun sürüyor.Ağlamadan uyursak ne mutlu bize.Ama çoğunlukla bu gerçekleşmiyor.Mutlaka bir sebep buluyor ağlamak için.Sevde kaynaklı sebepler ağırlık basıyor.Onlar uyuyunca eşim geliyor.Okul ve ders arasında yoğun çalışıyor.Yemek,çay derken 11 i buluyoruz.Gece mesaisi için dinlenmem lazım malum.Yorgunluğun dışında sıkıntımız yok çok şükür.Yarın kırkımız bitiyor.Daha rahatlayacağız...
Zehra okula devam ediyor.Arada sıkıntı çıkartıyormuş ama fazla değil.Buna şükür diyoruz.Zamanla daha da alışacak inşçŞimdiden bir sürü şarkı öğrenmiş.''Anne şarkı öğretmenimiz var'' diyordu,ilk zamanlar şimdi müzik öğretmeni olduğunu anladı:)
Sevde de büyümeye devam ediyor.Aşımızı olduk kontrolümüz yapıldı.Hamdolsun kilo alımı ve boyumuz gayet güzel.
Kilomuz; 4.700 gr.

Boyumuz;55 cm.
Gözleriyle takip ediyor.Konuşunca dinliyor.Arada gülümsüyor.Ve artık uzun süre uyanık duruyor.
Topuk kanımızda herhangi bir problem çıkmadı.İçimiz rahat.Zehradan daha farklı.Zehra sürekli emmek isterdi ve çok kusardı.Sevde daha kontrollü emiyor ve kusmuyor.Zehra çok geç yatardı yani gece 3 gibi ve sabah kalkışı yine geç olurdu.Sevde daha erken uyuyor ,daha erken kalkıyor.Sabah 7 sevde ayakta.Tabi gece kalkışlarını saymıyorum.Güzel kızımın birkaç fotosu...









Hekese iyi haftasonları...