29 Mart 2010 Pazartesi

Bir dua bir kitap

Dünya teleşıyla fazlaca bütünleştiğim şu günlerde ruhum sinyaller vermeye başladı.Alışveriş müptelası mı oluyorum ne dedim kendime.Ki hayatımda tutumluluğu ilke haline getirmiş biri olarak bu durum beni epey korkuttu.Bilmiyorum belki bunda evde olmamın,bu sene çalışmamamın da bir etkisi olabilir.Alıştığım düzenden farklı bir tutum içindeyim.Buna bir son verip silkelenme zamanı dedim kendi kendime.Ve varılacak en güzel kapıya iltica ettim dün gece.''Allahım bana yardım et''aslında çok uzun cümleler kurmama da gerek yoktu.Beni yaratan içimden geçenleri en iyi bilendi.Sadece sustum.Ve bir sebep bekledim.Bugün öğle namazından sonra koltuğa geçip kur'an okumaya başladım.Yanımda da zehra.O da kitaplıktan bir kitap almış diğer koltukta okuyor.Altın da da yastık:)O da Kur'an okuyor ya o yüzden....Buraya kadar herşey normal bunu sürekli yapar çünkü.Sonra onu uyutup dağıttıklarını toplamaya başladım.Aldığı kitap dikkatimi çekti.İçini rastgele açıp altı çizili satırları okudum.
''...bu rakamlar bana Alvin Toffler'in Şok'unu hatırlattı.''Evler,''diyordu Toffler,''nesnelerin ön kapıdan girip arka kapıdan çıktığı kocaman bir zaman yeme makinesidir.''Zamanımızı 'para kazanmak 'uğruna yerler.
Sonra şükrettim tekrar.Hayatta illa bir mucize mi bekliyoruz işte benim mucizemdi bu.Tamda şuan duymak istediğim cümleler.Ve dahası.Şimdi bu kitabı okuyorum.Daha fazla nasiplenmek için.Merak edenlere ismini de vereyim 'Kertenkele Çukuru' yazarı Metin karabaşoğlu...

26 Mart 2010 Cuma

evdeyiz

evimizdeyiz artık.Görümcemin işten ayrılmasıyla dün akşam eve geçtik.Zaten aramızda çok uzak değildi kayınvalidemlerle,ama yinede evim evim dedim yani:)Zehrada son birkaçgündür herkesi evden kovmaya başlamıştı.Ayşeyi istemiyorum handeyi istemiyorum diye sayıklayıp durdu.Şimdi ayşe gelsin mi diyorum hayır diyor:(cadı kızım benim.Yarın bize gelecek kızlar annelerinin toplantısı varmış.Bakalım görünce ne yapacak hanım.Evden kovmassa iyidir.Hissettiklerini çok rahat dışarı vuruyor.Çocuk oduğu için mi böyle anlayamadım.İşimiz var bizim bu hanımla.


Kayınvalidemlerden çıkınca karşılaştığım manzara bu.Beni öyle rahatlatıyor ki.Boğazla karşı karşıyasın.Mis gibi kokusunu çeke çeke iniyorum çarşıya:)Zehrada çok şanslı tabi.Biz biraz daha uzakta otursakta sonuçta o da hergün deniz havası alıyor.


ayşeyi okula bırakıp parka gidiyorduk.Daha doğrusu parkla okul yanyana:)Pek fazla mesafe katetmiyoruz yani.
burasıda babaannenin bahçesi.Sulamaya indiğimde çocuklarıda .çıkarttım bahçeye.Zehra sevinçten dört köşe oldu tabi:)çiçekleri kokladı bol bol.
yerden karınca bulup eline aldı.Bir ara suya sokup yıkamaya kalktı zor kurtadırdık hayvancığın hayatnı:)
karınca arıyor şuan:)
buda zoraki gülümse.Ayıp olmasın diye sırıtmış biraz:)

17 Mart 2010 Çarşamba

düzen değişikliği

zehra aşağıda uyuyor bende yaptığım tostu yiyorum.Bu saatte öğle uykusuna yatmazdı aslında ama biz pazartesiden beri babaannedeyiz.Çünkü onlar umreye gittiler.Eşimin yeğenleri okula gittiği için ve onlara kayınvalidem baktığı için bu görevi kısa süreliğine biz devraldık.Öğlen beraber ayşe ablasını okula götürüyoruz dönüştede hava güzelse (şuan çok soğuk)biraz parkta oynayıp eve geliyoruz.Tabi hande ablasınıda alıp.Ayşe birinci sınıfa gidiyor,hande 7. sınıfa.Öğlene kadar ayşe oynuyor öğleden sonra hande.Bende dinleniyorum bu arada:)Şimdi ev çok sakin.Hande dershanede ayşe okulda zehra uyuyor bende PC deyim.:)Zehra şimdilik kabullenmiş durumda sadece babaannesini soruyor sonra cevabını kendi veriyor onlar Kabe'ye gitti diyor.Canım benim.Allah inş bizlerde nasip etsin gitmeyi.Ve hakkıyla ibadet edip dönmeyi...

8 Mart 2010 Pazartesi

park,kumbara ve çadır...

cuma günü eşim erken gelince hemen dışarı çıkma planları yaptık arkadaşımla:)En iyi yerde alışveriş merkeziydi tabi:)beylerin pek hoşuna gitmesede biz nedensen pek bir zevk alıyoruz:)Optimuma gitmeye karar verdik.Çocuklar için oyun parkı olması en büyük tercih sebebimiz tabi ki.Gezdik dolaştık ama birşey bulamadık.Çünkü ben alışveriş işini kızımla yapmıştım üsküdarda:)bizde üst kata çıkıp yemek yedik.Çocuklarda birgüzel oynadı.Hatta zehra yol boyunca ağladı durdu.Payka ditmek istiyoyum diye.Dönüşte senalara gideceğimizi söyleyince sustu.Biz çay içerken onlar biraz daha oynadılar.Ama zehra hala doymadı.Bana sürekli söylüyor anne payka gidelim diye.Ama hava o kdar soğuk ki çıkamıyoruz.Aslında şu alerji durumum olmasa çıkacağım ama gücüm yok yürümeye.


biz gezerken çocukları babalara bıraktık.Zehrada bisküviyle oyalndı.
Ramazan bayramından beri zehra paraları tanımaya başladı.Bizde aldığı paraları koyabileceği bir kumbara bulduk.Bebekken anneannesi almıştı.İçinde çıngıraklar vardı.Şimdi kumbara oldu.Epeyde para biriktirdi..Her akşam babasından bozuk para alıp doğru kumbaraya atıyor.Kimsenin görmesinide istemiyor.Paralar onunmuş:)Bu kadar kararlı olacağını düşünmemiştim açıkçası.Beni çok şaşırttı.Paralarla ilgili bir hedefte belirledik.Bisiklet alacak zehra:)Havalar ısınınca,günler uzayınca inş karşıya geçip alacağız bakalım küçük hanıma bisiklet.
buda yeni oyunumuz.Çadır kuruyoruz:)İçine girip orda oturuyor.Bebekleriyle oynuyor.Bende çok severdim çadır kurmayı.Sandalyeleri dizip üzerine örtü örterdik.Kocaman evimiz olurdu:)Annesinin kızı.Gerçi ayşe ablasının payınıda unutmamalıyız.Ondan öğrendi bu oyunu:)

5 Mart 2010 Cuma

yine yazamadım bloğa.Bahardan mıdır nedir,üzerimde bir yotgunluk,halsizlik var son bir kaçgündür.Kolumu kaldıracak gücü hissedemiyorum kendimde.Sürekli bir uyku hali.Bugün biraz daha iyiyim.Ama zehra biraz rahatsız gibi.Yani sadece burun akıntısı var ama inş ilerlemez.Bilmiyorum belkide alerjidir.Annesinden miras kaldı kızına:)Şimdi uyuyor.Biraz hava almaya çıkmıştık hemen geri döndük bizimkisi uyuklamaya başlayınca:)Öğle uykusunu reddetmeye başladı.Bende birkaç sefer uyutmadım ama bu defa da akşamın 7-8 inde dayanamayıp sızıyordu.Sonra gece ayaktayız:)Artık ne olursa olsun zorluyorum.Yine istemiyorum filan diyor ama sonuçta dayanamayıp uyuyor.
Birde takıntılarımız var bu aralar''bonit'', ''danino'' ve ''mısır''bonit ne diye soranlara hemen cevap vereyim''puding''bunu çözmek epey uzun bir zamanımı aldı.Evde tutturmaya başlıyordu anne bonit anne bonit.Allahım bonit ne.Kızım göster diyorum açıyor buzdolabını aramaya başlıyor ama evde yokki:)Nerden duydu nerden öğrendi hala bilmiyorum.Ama birgün eşimden danette isteyince gördü.Anne bonit diye:)O gün bugündür eve bonit alır olduk.Ve vazgeçilmezimiz daninolar.Çok seviyor.Bende alıyorum.Aburcubur yiyene kadar onu yesin.
Karnı acıktığında doğru mutfağa koşup buzdolabını açıyor.Anne ben mısıy buydum.Anne ben danino buldum ve anne ben bonit buldum diye çığlık ata ata geliyor.Gelirkende kaşık almayı da ihmal etmiyor ama.Bir güzel masasına oturup kağıdını açıp yiyor.Sonra da kaşığı bulaşık makinesine çöpünüde kutuya atıp içeri geliyor.Bana göstermek için çağırmaya:)İlk başlarda kaşığını tekrar çekmeceye geri koyuyordu.Bir kaç sefer denk geldi temizlerin yanında kirli kaşık:)Sonra anlattım bulaşık makinesine koyması gerektiğini şimdi oraya koyuyor.Eskiden üzerindeki kirli kıyafetleri çıkarınca banyoya gidip küvetin içine atıyordu:)şimdi kendi sepetinin içine atıyor:)öğreniyorlar işte herşeyi yavaş yavaş...
vee gelelim mime.Mirzahan ve ahrarın annesi mimlemiş bizi.
1. Neden blog yazmaya başladınız?
kızım ve kendim için yazmaya başladım.
2. Keyifle takip ettiğiniz blogu belirtiniz
listedeki tüm blogları takip ediyorum.
4. Çocukken yaşadığınız eğlenceli bir anıyı anlatınız
Arkadaşlarımla küs olduğum birgün balkonda otururken babamı gördüm.İşten geliyordu eliylede birşey sürüklüyordu yanında o an onun bisikleti olması için çok dua etmiştim.Köşeyi döndüğünde gerçekten bisikletmiş:)Çok mutlu olmuştum.Hemen alıp dışarı çıktım ve arkadaşlarımlada barıştım:))
5.Unutamadığınız bir tat, bir koku, bir ses, bir dokunuş, görselliğe ilişkin bir anınızı anlatınız.
ben küçükken annem çalışıyordu.Uyandığımda onu bulamadığımda hemen örtüsüne sarılırdım.Anne kokusunun ne demek olduğunu o zman anladım.Yıllar geçsede o kokuyu hiç unutamıyorum.
6. İçinizde saklanan yaramaz çocuğun aklından hangi yaramazlığı yapmak geçiyor?
düşündüm düşündüm ama aklıma hiç yaramazlık gelmedi:)İçimdeki çocuk büyüdü mü ne:?
7. Hep yapmak isteyip bir türlü yapamadığınız bir aktivite/hobi
bağlama çalmayı çok istedim.Hatta harçlıklarımla biriktirip aldım bile ama bir türlü kursuna gidip öğrenemedim:)şimdi evde dekor olarak duruyor....

16 Şubat 2010 Salı


Uzun zamandan sonra zehrayı bırakıp sinemaya gideceğimi hiç düşünmemiştim:)Eşimin yeğeni hande sayesinde gidebildik:)Niye mi.Çünkü hande bu filme gitmeyi çok istiyordu.Ama bir türlü nasip olmadı.Daha doğrusu bir defasında geç kalmışlar,diğerlerinde de bilet bulamamışlar.İşte benimle gidecek ya:)Eşimde geçen hafta öğrencileriyle bu filme gidince artık son noktayı koydum.Handecim hiç üzülme seni ben götürürüm dedim:)Fedakar yenge:)tabi küçük bir sorunumuz vardı zehra:)ama handenin her defasında hüsranla sonuçlanan sinema hadisesine dayanamayan aile bireyleri zehraya bakmaya karar verdiler:)Tabi bunda en büyük pay sahibi sevgili ayşe oldu.Yani handenin kardeşi::)Biraz bozulsada gidişimize pek sesini çıkarmadı.Zehrayla biz gelene kadar oynama becerisini gösterdi:)Kızım biraz afacandırda yani bakılması biraz zor:)yüksek enerji ve sabra ihtiyacınız var.Çünkü istekleri sürekli değişiyor:)Herneyse biz sinemya gittik.Hatta biraz vaktimiz olsaydı avm de de gezecektik ama fazla abartmamak gerekiyor sanırım:)Film süperdi.Üç saatin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile.Üç boyutlu,görüntüler harika.Konu belki klasik yani sonunu tahmin etmekte zorlanmıyorsunz ama bütünlük öyle güzel sağlanmış ki;bu bile dikkatinizi çekmiyor.Neticede iyiler kazandı kötüler kaybetti.Bizde harika bir akşam geçirdik handeyle:)
gelelim mime.Mirzahan ve ahrar annesi sevgili şeyma bizi mimlemiş.Hemen cevaplayalım...
1-Çocukluğunuzda anne ve babanızla (ya da aile büyükleriyle) yapmış olduğunuz ve sizi siz yapan şeylere katkısı olan bir olay, bir aktivite, bir eylem… Ve hangi yönünüze katkıda bulunduğu:
Annem iş çıkışı yorgun argın demeden bizi açık hava tiyatrosuna götürürdü.Tabi havanın güzel olduğu zamanlarda.Bu beni hala etkiler.Birde kitap okuma alışkanlığımı annem sayesinde kazanmıştım.Bana keloğlan serilerini almıştı:)hiç unutmam.Canım annem benim...
3.Çocukken oynamayı en çok sevdiğiniz oyun ve oyun aparatı?
her turlu top oyunu :)
İp atlamayı çok severdim.Yakan top saklambaç ve kuke diye yine topla oynanan bir oyun vardı.Onları çok severdim:)
4.Sokakta oynar mıydınız?

Hemde çok.Akşama kadar bir posta,birde yazın akşamdan sonra bir posta oynardık:)
5-Çocukluğunuz ve ilk gençliğinizle ilgili keşke farklı olsaydı dediğiniz bir durum/olay
O anı yaşarken farklı olmasını istediğim olayların aslında benim için hayırlı olduğunu zaman geçtiği zaman anladım.O yüzden hepsini iyi ki yaşamışım diyorum...
6-Çocukluk ve ilk gençlikle ilgili iyi ki böyle olmuş dediğiniz bir olay…
iyiki babamın istediği okula gitmişim...
7-Varsa çocukluk dönemine dair bugünü etkileyen bir olay, anı.
Lisedeyken en yakın arkadaşımın izmire taşınacağını öğrendiğimde çok üzülmüştüm.Bana matematik dersini o sevdirmişti.Onun sayesinde aslında o kadar da zor olmadığını öğrendim.Ve yine onun sayesinde şimdi matematik dersi veriyorum.Ama onu takip eden zamanlarda bu olayın benim için çok değerli başka bir insanı hayatıma sokacağından haberim yoktu.Onu tanımamla hayatım büyük ölçüde değişti.Şimdi birisi konyada öğretmenlik yapıyor diğeri inş istanbula gelecek.Şimdi bodrumda.Saadet ve esra sizleri çok seviyorum....
Bende bu yazıyı okuyan herkesi mimliyorum.Herkes kendi hayatına şöyle dönüp bir baksın bakalım neler yaşamış:)

12 Şubat 2010 Cuma

uzun bir aradan sonra:)

Uzun zaman oldu bloğa yazmayalı.Yarı yıl tatilini fırsat bilip bursaya kaçtık birkaç günlüğüne.Ama aniden bastıran kar sebebiyle babayı gönderip biz kızımla biraz daha hasret giderdik bursada:)İyide oldu hani.Bol bol gezdik alışveriş yaptık ve en önemlisi dinlendi(m)k:)

burası deniz otobüsündeki oyun alanı.Zehra burayı çok seviyor.Koltukta biraz oturup doğru burazya geliyoruz.Hatta çantalarımızıda buraya sürükleyip feribot yanaşana kadar burda bekliyoruz:)
oyuna dalmış kızım:)
Şevval ablasıyla yani yeğenimle ders çalışıyorlar.Daha doğrusu şevval çalışıyorda bizim kızın ne yaptığı belli değil:)Bu odadan çıkmak istemiyor.Karıştırılacak o kadar çok şey var ki:)
ve bunlarda bu yılın belkide son kar resimleri.Tam 7 yıldır denk gelmiyordum bursada ker yağışına.Özlemişim.Beni çocukluğuma götürdü:(hem izledim hem hüzünlendim.Ama zehra bayıldı.Bol bol oynadılar ablasıyla.


bu resimleride ilk kar yağmaya başladığında çekmiştim.Karşıdaki okulda ilöğrenimimi tamamladım şimdi şevval aynı okulda:)Eve yakın olması da ayrı bir avantaj.Evde bişey unuttuğumda anneme seslenirdim o da getirirdi hemen:)Ama o zamanlar bu kolaylığın farkında değildim.Bu kadar yakın olması hiç hoşuma gitmezdi.Çocukluk işte.Kadere bakın ki liseyide aynı mahallede okudum.ünüversiteyi de aynı şehirde:)Ama evlilik farklı diyarlara sürükledi beni:)

Korupark AVM annemlere yürüme mesafesinde.Her geldiğimde mutlaka uğrayıp alışveriş yaparım:)Zehrada orda mısır yemeğe bayılır.Her seferinde bir küçük mısırı bitiriyor.)

Bu da meşhur trenimiz.Bir tur kesinlikle yetmiyor iki hatta üçüncü turlarıda istiyor.Zor vazgeçiriyoruz.Tren avm nin son katında tur atıyor...


Havanın güneşli olduğu bir gün şevval kafasına güneş gözlüğü takmıştı.Bizimki kusur kalır mı?hemen o da istedi.Neyseki temin etmekte güçlük çekmedik:)

Ve son foto birlikte diş fırçalıyorlar ablasıyla:)))