5 Mart 2010 Cuma

yine yazamadım bloğa.Bahardan mıdır nedir,üzerimde bir yotgunluk,halsizlik var son bir kaçgündür.Kolumu kaldıracak gücü hissedemiyorum kendimde.Sürekli bir uyku hali.Bugün biraz daha iyiyim.Ama zehra biraz rahatsız gibi.Yani sadece burun akıntısı var ama inş ilerlemez.Bilmiyorum belkide alerjidir.Annesinden miras kaldı kızına:)Şimdi uyuyor.Biraz hava almaya çıkmıştık hemen geri döndük bizimkisi uyuklamaya başlayınca:)Öğle uykusunu reddetmeye başladı.Bende birkaç sefer uyutmadım ama bu defa da akşamın 7-8 inde dayanamayıp sızıyordu.Sonra gece ayaktayız:)Artık ne olursa olsun zorluyorum.Yine istemiyorum filan diyor ama sonuçta dayanamayıp uyuyor.
Birde takıntılarımız var bu aralar''bonit'', ''danino'' ve ''mısır''bonit ne diye soranlara hemen cevap vereyim''puding''bunu çözmek epey uzun bir zamanımı aldı.Evde tutturmaya başlıyordu anne bonit anne bonit.Allahım bonit ne.Kızım göster diyorum açıyor buzdolabını aramaya başlıyor ama evde yokki:)Nerden duydu nerden öğrendi hala bilmiyorum.Ama birgün eşimden danette isteyince gördü.Anne bonit diye:)O gün bugündür eve bonit alır olduk.Ve vazgeçilmezimiz daninolar.Çok seviyor.Bende alıyorum.Aburcubur yiyene kadar onu yesin.
Karnı acıktığında doğru mutfağa koşup buzdolabını açıyor.Anne ben mısıy buydum.Anne ben danino buldum ve anne ben bonit buldum diye çığlık ata ata geliyor.Gelirkende kaşık almayı da ihmal etmiyor ama.Bir güzel masasına oturup kağıdını açıp yiyor.Sonra da kaşığı bulaşık makinesine çöpünüde kutuya atıp içeri geliyor.Bana göstermek için çağırmaya:)İlk başlarda kaşığını tekrar çekmeceye geri koyuyordu.Bir kaç sefer denk geldi temizlerin yanında kirli kaşık:)Sonra anlattım bulaşık makinesine koyması gerektiğini şimdi oraya koyuyor.Eskiden üzerindeki kirli kıyafetleri çıkarınca banyoya gidip küvetin içine atıyordu:)şimdi kendi sepetinin içine atıyor:)öğreniyorlar işte herşeyi yavaş yavaş...
vee gelelim mime.Mirzahan ve ahrarın annesi mimlemiş bizi.
1. Neden blog yazmaya başladınız?
kızım ve kendim için yazmaya başladım.
2. Keyifle takip ettiğiniz blogu belirtiniz
listedeki tüm blogları takip ediyorum.
4. Çocukken yaşadığınız eğlenceli bir anıyı anlatınız
Arkadaşlarımla küs olduğum birgün balkonda otururken babamı gördüm.İşten geliyordu eliylede birşey sürüklüyordu yanında o an onun bisikleti olması için çok dua etmiştim.Köşeyi döndüğünde gerçekten bisikletmiş:)Çok mutlu olmuştum.Hemen alıp dışarı çıktım ve arkadaşlarımlada barıştım:))
5.Unutamadığınız bir tat, bir koku, bir ses, bir dokunuş, görselliğe ilişkin bir anınızı anlatınız.
ben küçükken annem çalışıyordu.Uyandığımda onu bulamadığımda hemen örtüsüne sarılırdım.Anne kokusunun ne demek olduğunu o zman anladım.Yıllar geçsede o kokuyu hiç unutamıyorum.
6. İçinizde saklanan yaramaz çocuğun aklından hangi yaramazlığı yapmak geçiyor?
düşündüm düşündüm ama aklıma hiç yaramazlık gelmedi:)İçimdeki çocuk büyüdü mü ne:?
7. Hep yapmak isteyip bir türlü yapamadığınız bir aktivite/hobi
bağlama çalmayı çok istedim.Hatta harçlıklarımla biriktirip aldım bile ama bir türlü kursuna gidip öğrenemedim:)şimdi evde dekor olarak duruyor....

16 Şubat 2010 Salı


Uzun zamandan sonra zehrayı bırakıp sinemaya gideceğimi hiç düşünmemiştim:)Eşimin yeğeni hande sayesinde gidebildik:)Niye mi.Çünkü hande bu filme gitmeyi çok istiyordu.Ama bir türlü nasip olmadı.Daha doğrusu bir defasında geç kalmışlar,diğerlerinde de bilet bulamamışlar.İşte benimle gidecek ya:)Eşimde geçen hafta öğrencileriyle bu filme gidince artık son noktayı koydum.Handecim hiç üzülme seni ben götürürüm dedim:)Fedakar yenge:)tabi küçük bir sorunumuz vardı zehra:)ama handenin her defasında hüsranla sonuçlanan sinema hadisesine dayanamayan aile bireyleri zehraya bakmaya karar verdiler:)Tabi bunda en büyük pay sahibi sevgili ayşe oldu.Yani handenin kardeşi::)Biraz bozulsada gidişimize pek sesini çıkarmadı.Zehrayla biz gelene kadar oynama becerisini gösterdi:)Kızım biraz afacandırda yani bakılması biraz zor:)yüksek enerji ve sabra ihtiyacınız var.Çünkü istekleri sürekli değişiyor:)Herneyse biz sinemya gittik.Hatta biraz vaktimiz olsaydı avm de de gezecektik ama fazla abartmamak gerekiyor sanırım:)Film süperdi.Üç saatin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile.Üç boyutlu,görüntüler harika.Konu belki klasik yani sonunu tahmin etmekte zorlanmıyorsunz ama bütünlük öyle güzel sağlanmış ki;bu bile dikkatinizi çekmiyor.Neticede iyiler kazandı kötüler kaybetti.Bizde harika bir akşam geçirdik handeyle:)
gelelim mime.Mirzahan ve ahrar annesi sevgili şeyma bizi mimlemiş.Hemen cevaplayalım...
1-Çocukluğunuzda anne ve babanızla (ya da aile büyükleriyle) yapmış olduğunuz ve sizi siz yapan şeylere katkısı olan bir olay, bir aktivite, bir eylem… Ve hangi yönünüze katkıda bulunduğu:
Annem iş çıkışı yorgun argın demeden bizi açık hava tiyatrosuna götürürdü.Tabi havanın güzel olduğu zamanlarda.Bu beni hala etkiler.Birde kitap okuma alışkanlığımı annem sayesinde kazanmıştım.Bana keloğlan serilerini almıştı:)hiç unutmam.Canım annem benim...
3.Çocukken oynamayı en çok sevdiğiniz oyun ve oyun aparatı?
her turlu top oyunu :)
İp atlamayı çok severdim.Yakan top saklambaç ve kuke diye yine topla oynanan bir oyun vardı.Onları çok severdim:)
4.Sokakta oynar mıydınız?

Hemde çok.Akşama kadar bir posta,birde yazın akşamdan sonra bir posta oynardık:)
5-Çocukluğunuz ve ilk gençliğinizle ilgili keşke farklı olsaydı dediğiniz bir durum/olay
O anı yaşarken farklı olmasını istediğim olayların aslında benim için hayırlı olduğunu zaman geçtiği zaman anladım.O yüzden hepsini iyi ki yaşamışım diyorum...
6-Çocukluk ve ilk gençlikle ilgili iyi ki böyle olmuş dediğiniz bir olay…
iyiki babamın istediği okula gitmişim...
7-Varsa çocukluk dönemine dair bugünü etkileyen bir olay, anı.
Lisedeyken en yakın arkadaşımın izmire taşınacağını öğrendiğimde çok üzülmüştüm.Bana matematik dersini o sevdirmişti.Onun sayesinde aslında o kadar da zor olmadığını öğrendim.Ve yine onun sayesinde şimdi matematik dersi veriyorum.Ama onu takip eden zamanlarda bu olayın benim için çok değerli başka bir insanı hayatıma sokacağından haberim yoktu.Onu tanımamla hayatım büyük ölçüde değişti.Şimdi birisi konyada öğretmenlik yapıyor diğeri inş istanbula gelecek.Şimdi bodrumda.Saadet ve esra sizleri çok seviyorum....
Bende bu yazıyı okuyan herkesi mimliyorum.Herkes kendi hayatına şöyle dönüp bir baksın bakalım neler yaşamış:)

12 Şubat 2010 Cuma

uzun bir aradan sonra:)

Uzun zaman oldu bloğa yazmayalı.Yarı yıl tatilini fırsat bilip bursaya kaçtık birkaç günlüğüne.Ama aniden bastıran kar sebebiyle babayı gönderip biz kızımla biraz daha hasret giderdik bursada:)İyide oldu hani.Bol bol gezdik alışveriş yaptık ve en önemlisi dinlendi(m)k:)

burası deniz otobüsündeki oyun alanı.Zehra burayı çok seviyor.Koltukta biraz oturup doğru burazya geliyoruz.Hatta çantalarımızıda buraya sürükleyip feribot yanaşana kadar burda bekliyoruz:)
oyuna dalmış kızım:)
Şevval ablasıyla yani yeğenimle ders çalışıyorlar.Daha doğrusu şevval çalışıyorda bizim kızın ne yaptığı belli değil:)Bu odadan çıkmak istemiyor.Karıştırılacak o kadar çok şey var ki:)
ve bunlarda bu yılın belkide son kar resimleri.Tam 7 yıldır denk gelmiyordum bursada ker yağışına.Özlemişim.Beni çocukluğuma götürdü:(hem izledim hem hüzünlendim.Ama zehra bayıldı.Bol bol oynadılar ablasıyla.


bu resimleride ilk kar yağmaya başladığında çekmiştim.Karşıdaki okulda ilöğrenimimi tamamladım şimdi şevval aynı okulda:)Eve yakın olması da ayrı bir avantaj.Evde bişey unuttuğumda anneme seslenirdim o da getirirdi hemen:)Ama o zamanlar bu kolaylığın farkında değildim.Bu kadar yakın olması hiç hoşuma gitmezdi.Çocukluk işte.Kadere bakın ki liseyide aynı mahallede okudum.ünüversiteyi de aynı şehirde:)Ama evlilik farklı diyarlara sürükledi beni:)

Korupark AVM annemlere yürüme mesafesinde.Her geldiğimde mutlaka uğrayıp alışveriş yaparım:)Zehrada orda mısır yemeğe bayılır.Her seferinde bir küçük mısırı bitiriyor.)

Bu da meşhur trenimiz.Bir tur kesinlikle yetmiyor iki hatta üçüncü turlarıda istiyor.Zor vazgeçiriyoruz.Tren avm nin son katında tur atıyor...


Havanın güneşli olduğu bir gün şevval kafasına güneş gözlüğü takmıştı.Bizimki kusur kalır mı?hemen o da istedi.Neyseki temin etmekte güçlük çekmedik:)

Ve son foto birlikte diş fırçalıyorlar ablasıyla:)))

26 Ocak 2010 Salı

Dün nihayet kar topu oynamaya çıkabildik:)Kaç gündür niyet ediyorduk ama havanın çok soğuk olması,cadde üzerinde oturmamız ve yerlerin buz tutmuş olması buna engel oluyordu.Nihayet dün akşam dayanamadık ve çıktık.Aslında zehranın ısrarına dayanamadık ta diyebilirim:)Fazla kalmadık.Çünkü gerçekten çok soğuktu.Bugün karlar eridi,güneş açtı ama hala çok soğuk.Burnumuzu çıkartamıyoruz:) Ya da ben çok üşüyorum bilemiyorum.Bunlarda güzel kızımın kar fotoları.Onu eve zor getirdik:)Çok eğlendi çok....








23 Ocak 2010 Cumartesi

mutlu son:)))

Evet nihayet beklenilen kar istanbula düştü:)Aslında bu ikinci düşüşü.İlkini salı günü heyecanla karşıladık.Ama o kısa sürdü.Ve tutmadı.Gerçi yüksek kesimlerde tutmuş ama biz denize yakın olduğumuz için sadece arabaların üstündekilerle yetindik.Babaannedeydik o gün.Babası gelirken zehraya bir kova kar getirdi:)İlk gördüğünde biraz şaşırdı.Eliyle dokundu soğuğu hissedince çekti hemen elini:)Sonra eldivenlerini giyip başladı oynamaya.Ayşe ablasıyla tabi:)Kardan adam yaptılar.)Leğenin içinde:)Elleri soğuktan buruş buruş oldu:)Ama vazgeçmedi.Peteğin üstünde ısıtıp tekrar devam etti oyununa:)Annecim yeter ellerin üşüdü dediğimde de;
-Hayıy anne bek kuyuttum ellerimi...
diye cevap verdi:)Artık üstü başı kardan su gibi olunca da son noktayı koyup karı ortadan kaldırdık.Epey bir süre ağladı ama sonra ikna oldu.





Bu gün ise o kadar çok kar yağıyor ki dışarıda her teref bembeyaz.Yollar karla döşendi.Camın kenarından kar alıp yemek yapıyor zehra:)Benim de aklım eşimde.Arabayla gitti.Bakalım nasıl dönecek.Allah yardımcısı olsun.

17 Ocak 2010 Pazar




Zehra doğduğundan beri sinemaya veda ettik.Oysa öğrencilik yıllarımızda en büyük zevkimizdi.Biletlerin uygun ve gidecek vaktimizin bol olmasından dolayı,hemen her hafta uğrardık sinemaya:)Şimdi ise sadece Bursa'ya gittiğimiz zamanlarda uğrayabiliyoruz:)O da sinema evin yanında olduğu için:)İstanbulda zehra varken gitmek nasip olmadı henüz.Zehrayı bırakamamız en büyük etken tabiki bunda.Bizde hemen hemen hafta da bir DVD kiralıyoruz.Çok fazla alternatifimiz yok.Çizgi animasyon filmlerini tercih ediyoruz:)Zehra da bizimle izlediği için...Üstteki filmi dün akşam izledik.2007 yapımı.Biz geriden takip ediyoruz gündemi:)Çok hoş bir film.''Aşçı fare''her ne kadar bu iki kelime birbirinden uzak gibi görünse de,bizim faremiz çok temiz:)Sadece arka ayaklarıyla yürüyor.ön ayakları yemek yapmada kullanıyor:)Biz izlerken çok eğlendik.Zehra da çok sevdi.Farenin hareketlerini izlerken çok güldü:)
Ailece izleyebileceğimiz bir film.Tavsiye ederim:)

15 Ocak 2010 Cuma

yeni oyuncaklar...



Oyuncak tercihimiz bir süre önce arabalara doğru kaysa da,tekrar bebeklere doğru yöneldi.Öyleki o dönemde kamyon dahi aldırdı bize:)Önce öndeki iki araçla başladı serüvenimiz.

Biri itfaiye arabası diğeri ambulans.Epey bir süre onlarla oyalandıktan sonra,bebekleri içine oturtmak istedi bu sefer.Üstüne oturttu küçük geldi,içine oturtmaya açalıştı kapıları açılmadı...bunun üzerine hemen gidilip kamyon temin edildi hanıma:)

içerisine oyuncak hayvanlarını doldurup gezdirdi.Rengi babamızın pek hoşuna gitmese de,alan kişi ben olduğum için pek sesi çıkmadı:)Sonra kapılarının açılmadığını yine farketti ve bu durumda son noktayı babamız koydu.

Çok şirin bir araba alıp geldi tabi bize göre.Işıkları yanıp sönüyor,müzik çalıyor ve araba dans ediyor.Ama zehra bu arabadan çok korktu.Yani ses çıkarmadığı sürece problem yok.Kapıları açıp kandığı için içine küçük oyuncaklarını koyup gezdirdi.Ama kesinlikle düğmeye basmak yok:)Ve zamanla arabanın kendisi için pek uygun olmadığına karar verip evdeki bebeklerine geri döndü.Ama istediği gibi bebek yoktu:)Yeni bir bebek almaya karar verdik,bunu da zehrayla paylaşınca hemen sevinçle atıldı''anne ahmet berk bebet alalım''?


Neden ahmet berk özellikle çünkü bir süre önce giitiğimiz arkdaşlardan birinin bebeğinin adı:)Zehra onu çok sevdi.Sevgili elif kulakların çınlasın:)Evet bebek aldık ama başta onun istediği gibi olmadı.Annesi seveceğini düşünerek beşikli bebek aldı ama içindeki kızdı:)Zehra eve gelir gelmez attı bebeği ''ben ahmat berk bebet istedim''diye tutturdu.Sadece beşikle ilgilendi o kadar.Babası gelince hemen markete gidilip güzel bir ahmet berk bebek aldık:)Şimdi elinden hiç düşürmüyor.



İşte buda sevgili ahmet berk bebeğimiz.:)Nereye gitsek yanımızda götürüyoruz.İlk defa bir oyuncağını bu kadar sahiplendiğini görüyorum zehranın:)Bakalım bu durum ne kadar daha devam edecek...