20 Kasım 2009 Cuma

yeni alışkanlık...

Emmeyi bırakmak bizim için oldukça zor bir süreç olmuştu.O zamana kadar sadece emerek uyuyan zehra,artık ayakta sallanarak elde çubuk krakerle uyumaya başladı.Tabi bu durumda uzun sürmedi.Son bir kaç aydan beri kendi uyumak istiyor ama bende yanında yatacağım ve eli yüzümde olacak.Gece uyanıp yanında olmadığımı farkedince başlıyor anne diye bağırmaya.Aslında bu durum bizde genetik galiba:)bende annemin boynuna dokunarak uyurdum.Hatta ilkokula gidene kadar devam etti:)Ama annem çalışıyordu yani sürekli onu göremiyordum biraz bunun etkisi vardı bende,peki bizim kıza ne oluyor sürekli yanındayım.Sadece geçen sene bıraktım onu o da dersim olduğu günler ve 3-4 saat.Belkide hep yanında olduğum için yapıyordur bilemiyorum.Yani normal bir dokunma değil resmen parmağıyla oyuyor.Sürekli yanında yatmamı istiyor.İşin ilginç yanı zehra bugüne kadar hiç benimle yatmadı.Hep ayrıydık onunla.Korkuyor da olabilir,bide bu sıkıntımız var artık herşeyden korkuyor.Karanlıktan,sesten.Evde sürekli yanıma gelip anne korktum ben diyor.Neden korktun annecim diye sorduğumda ordan diyor ama sürekli farklı şeyleri gösteriyor.Çok üstüne gitmemeye çalışıyorum ama bakalım.İnş geçici bir durumdur...

18 Kasım 2009 Çarşamba

Her çocuk kendi annesine özel.Yani düşünüyorumda zehranın ilk gülmesi,ilk dişi,emeklemesi,yürümesi şimdi de konuşması.Sanki dünyada sadece o yapıyor bunları,nasılda çevreme hevesle anlatıyordum.Yaşı zehradan büyük çocukları olanlar çok fazla tepki vermiyordu,şaşırıyordum:)Yani benim kızım konuştu çok büyük bir olay,evet ama sadece benim için.Zaman geçtikçe daha farklı düşünmeye başlıyor insan.Annelik gerçekten çok farklı bir şey.Yani anne olmadan kimse anlayamaz sanırım.Kendinden önce birini düşünmek?Düşünürsün ama herhalde annenin evladını düşündüğü gibi değil.O yediği zaman doymak,canı acıdığında yüreğinin sızlaması,aklının sürekli onda olması...İnsan yüreğinde bir ağırlıkla yaşamaya başlıyor.Tüm çocuklara daha farklı gözle bakmaya başlıyorsun.Anne gözüyle!Şefkat hat safhaya ulaşıyor...Sonrasında sadece rabbime şükrediyorum bana böyle bir duyguyu yaşattığı için.


Gelelim bizim küçük hanıma,keyfimiz yerinde çok şükür.Bayramlıklarımızı aldık gün sayıyoruz:)İnsan ailesinden uzak olunca bayramların önemi daha da artıyor

Yeni aldığımız puzzle ve bebek arabasıyla vaktini geçiriyor zehra.Ama en çok arabayla.Tüm gün ordan oraya gezdirip duruyor bebeğini.Yalnızken çok güzel oynuyor,Ama biri geldiğinde oyuncakları birden değer kazanıyor.Kolay kolay vermiyor.Bende çok üstüne gitmiyorum,çünkü gidince daha da hırçınlaşıyor.Bir müddet sonra normale dönüyor zaten.Bu yaşın normal hallerini yaşıyoruz yani.birkaç kareyle son noktayı koyalım.Şimdilik bizden bu kadar...
.





9 Kasım 2009 Pazartesi

Haftason eşimin kuzenini evlendirdik.Cumartesi kına ve pazar nikah derken oldukça yorulduk.Ama birilerinin keyfi çok şükür yerindeydi.Kına gecesinde biraz mızmızlandı ama sonrasında tempoya ayak uydurup kendini pistte buldu.tabi ordan indirebilene aşk olsun:)Arada anneyi de kaldırmaya çalışssada pek başarılı olamadı kendisini zeynep ve ayşe ablasına emanet edip bir güzel kuruldum sandalyeye.Nikahta daha da eğlendi.Tabi bunda havanın güzel olması ve nikaha erken gitmemezinde etkisi büyük...Nikah saatine kadar koşturup durdu.Minik vücut en son arabada pes etti ve derin uykuya daldı.Ama kısa bir uyku oldu.Çümkü yarım saatte evdeydik:)Daha doğrusu babaannede.Konyadan büyük teyzeler ordaydı hep beraber hoş vakit geçirdik.Gece burda bitti mi peki ?hayır...Ordan tatlı esatın doğumgününe katıldık zehra arkadaşlarıyla buluştu ,kalan son enerjisinide burada harcayarak tekrar babaannenin yolunu tuttuk.Ama benim halim kalmadı.Sesim kısıldı,birazda öksürük başlayınca kendimizi hastanede bulduk.Herzamanki rahatsızlığım alerji ve faranjit...neyse ilaçları ve zehrayı alıp son durak olan evimize saatler gece 12 yi gösteriyorken ulaştık.Zehra artık pess etti ve sabaha kadar yani 10,30 a kadar hiç kıpırdamadan uyudu:)Bende böylece dinlenmiş oldum...
bir videoyla son noktayı koyalım.Herzaman ki evciliklerimizde bir görüntü,zehra bebeğini doktora götürüyor:))

1 Kasım 2009 Pazar

atlantis çıkatması:))

Hem geç kalan doğum gününü kutlamak,hem de babasının yeğenlerine verdiği sözü yerine getirmek için cuma günü cevahire gittik...Başta zehra herşeyden korktu.Karanlıktı,köpekbalığı şeklinde bir tren sürekli dönüp duruyordu ee haliyle içindekilerde çığlık çığlığa:))sürekli anne korktum ben bundan diye diye bir türlü apapte olamadı.Haksızda sayılmazdı aslında.Ben çok hoşlanmıyorum o tarz yerlerden ama havalar malum,başka çare bırakmıyor bize...




bu oyun bahçesinde çok eğlendi zehra,bi ara kuzenleriyle yukarıya çıktı inemeyince bastı çığlığı:)zor çıkardık...sonra alıştı.Birazda uykusu vardı sanırım ondan kaynaklanıyordu huzursuzluğu...



en zevk aldığı oyunlardan birisi,ekrana sürekli dokunup durdu...Malum bilgisiyarlara karşı özel ilgisi var:)

uykudan önceki son hallerimiz,Babasını indirip benim binmemei istedi.Niyeti sonradan anlaşıldı hanımın,uykusu gelmiş...Direksiyonda uyuya kaldı,hatta uykusu bölünmesin diye iki tur attık:)


babası uyanana kadar kucağımda taşıdı:)o kadar gürültü vardı ki;iyi bile uyudu meleğim...






o kadar çok yorulduk ki,çıkışta arabayı nereye parkettiğimizi hatırlayamadık:)biz arabayı ararken minik hanım da alışveriş arabasında dinlendi:))

28 Ekim 2009 Çarşamba

iki yaş kontrolü

Herzaman olduğu gibi yine randevu saatinde giremedik kontrole.Gerçi iki yıldır alıştık artık ama yinide her seferinde insan geriliyor...Hele zehra bebekken bu gerilim hat safhadaydı.Şimdi ağlayacak,şimdi acıkacak diye diye sıkıntılar basıyordu.Sağolsun doktor çok kalabalık oluyor.Araya da acil hastalar girince haliyle saatler biraz kayıyor.
Neyse zehra üst kata çıkar çıkmaz başladı ağlamaya o farklı bir yere gideceğimizi düşünüyordu sanırım:)ikna etmek epey zor oldu.Sonra ağlayan bir bebek gördü onu teselli etmeye çalıştı''ağyama bebek annen gelcek şimdi'':)tabi susmadı...bizde tabi hemen fırsattan istifade başladık ''annecim o bebek ağlıyor,küçük bebekler ağlar ama sen abla oldun ağlama tamammı''demeye.Bak içerde oyuncaklar var bizi çağırınca sanada verecekler türünden avuntular yaptık ama tabi çocuk bu çok fazla ikna olmaz:)içeri girince yine başladı ağlamaya.Neyse balon filan verdiler biraz sustu.Sağlımız yerinde çok şükür gelişimimiz normal boyumuz 91.5 ,kilomuz 12,300 kilo almamış zehra boyu uzamış.Vitamin verdi.Aşımızıda olduk bir güzel,şimdi altı ay sonra tekrar geleceğiz.Bu arada doktorumuz 4 yaşına kadar altı ayda bir,4 yaşından sonra da yılda bir kontrole gidilmesi gerektiğini söyledi bakalım hayırlısı artık...

26 Ekim 2009 Pazartesi

iyiki doğdun meleğim...


Koskoca bir yıl daha geçti ,ama senin varlığınla her günü ayrı güzeldi.Sen yokken nasıl geçiyormuş günlerimiz,hayatımız ne kadar renksizmiş.Evet uykusuz gecelerimiz,yaramazlıklarınla geçen günün sonunda nasıl uyuduğumuzu bilemediğimiz zamanların sayısı az değil,ama senin bir gülüşünle annecim diye sarılıp öpmenle hepsini unutuyoruz.

Rabbim seni kendine layık kul,bize layık evlat eylesin inş.İyiki doğdun meleğim:)


Evet bu güzel cümlelerin ardında gelelim iki yaşın bize getirdiklerine;Güzel kızım dün itibariyle tuvaletini tamamen söylüyor artık.Birtek gece uykusunda bağlıyoruz altını inş onu da zamanla halledeceğiz.Bize kurduğu karşılık cümleleriyle şaşırtmaya devam ediyor bizi.Sabah kalktığında, ki bu anı hiç kaçırmak istemiyorum çünkü en tatlı olduğu zaman dilimi bu:)kalkalım mı kızım dediğimde ''bidaha uyuyacağım''deyip yataktan çıkmak istemiyor hanım.Bu özelliğide kime çektiyse artık(babamızın kulakları çınlasın).Yemek yedikten sonra hemen sofrayı toplamaya başlıyor,''anne al bunu''deyip uzatıyor getirdiklerini.Artık kıyafetlerini kendisi çıkartıp giymeye başladı.Hatta bazen onu altındakini çıkartmış vaziyette tuvalette buluyorum:)Çişi gelmiş:)

Her sabah uynadığında yatak odasına koşup babasına bakıyor,onu göremeyince''anne babam işe gitti,para kazancak ''diyor.Ve devamında''gelince gezmeye gitcez''lafını eklemeyi de unutmuyor:))Tabi baba gelince mecbur bir yerlere gidiliyor.Hiç olmassa bir markete:)

Bir bakmışsınız evin içinde taze simit satan şirin bir simitçi oluveriyor:))Onu da nerden öğrendiyse.Başına yastığı alıp başlıyor bağırmaya''simitçi geldi''diye...İnsan nasıl dayansın böyle güzel simit satan birinden simit almadan?Dayanıyoruz işte çünkü bize simit vermiyor.''Annecim simit verirmisin''diyorum.''olmaaazz''diyor:)

Kız olmanın verdiği hassaslıkla sürekli kıyafet değiştirmek istiyor,erken başladık sanırım :)Hele üstüne birşey dökülsün.Hemen başlıyor''anne başka giydir''demeye.Eğer aldırış etmessem gidip çekmeceden ne bulursa alıp getiriyor:)

Birazda yemek alışkanlıklarından bahsedelim...Çok şükür artık gece aralıksız uyuduğu için gece yeme alışkanlığımız bitti.Sabah klktığımızda hemen bir kaşık pekmezi mideye indiriyoruz,aradan biraz zaman geçince peynir,recel yumurta,tereyağ sütten oluşan kahvaltımızı yapıyoruz.Arada menü değişiyor ama çoğunluk böyle.Meyveyi sürekli yediği için özel saatimiz yok.Elma ve muz hastası.Hele muz,saklıyorum artık yoksa hepsini bir günde bitirecek:)Sakladğım halde görürse ''anne bidaha mus gördüm ''diyor:)Yayla çorbası hala favorisi.Diğer çorbalarıda içiyor tadı kötü olmadığı sürece:)Sebzelerden karnabahar ve kerevizi sevdi,ıspanağı pek beğenmedi.Değişik türlerde yapıp yedirmeyi deneyeceğim bakalım.Et,balık,tavuk hala sevdiklerimiz arasında.Ama makarna,patates kızartması ve pilav kesinlikle hayır diyemediklerimiz:))Birde günlük meyve suyumuz var.Havuç,elma,mandalina ve armut.Hergün bir bardak sıkıp veriyorum.Bayıla bayıla içiyor çok şükür.

Bu hafta son aşımızı olacağız inş.Yarın randevu alacağız bakalım.En son 6 ay önce gitmiştik,Neler olmuş görelim minik bedende:)

Şimdilik bu kadar bizden, bizim melek uyuyalı çok oldu fazla geç kalmadan yatsam iyi olur:)

16 Ekim 2009 Cuma


Bayramın ikinci günü kızımın topladığı ilk harçlıklarla aldığımız masa ve sandalye.Zehra artık herşeyi orda yapıyor.Yemek yiyor,resim yapıyor ve hatta oyuncaklarıyla bile orda oynuyor...Bu aralar bebeklere ve hayvanlara fena takmış durumda.Ayımız,filimiz,maymunumuz ve köpeğimiz.Onlarla ilgili masallar anlatıyorum zehraya.Genelde kendisinden yapmasını istediğim şeyleri hayvanlar üzerinde kurguluyorum...Oldukça işe yarıyor.Tuvalet eğitiminde en büyük yardımcım oldular...